özgür bloglara saldırı... laptoplarımızı kırdılar.
hepimiz kıyısından köşesinden günlük gazetelerin internet sayfalarına uğramışızdır. baldırlı, bacaklı "bikinili fotoğrafları için tıklayınız" gazeteceliği hakkında çok da yazılıp çizildi ve bunun bir etik ve pazarlama arasında kıyasıya süren bir savaş olduğunu belirtildi. itiraf ediyorum günlük okuduğum gazete haricinde de yazarlarını(can dündar, mehmet demirkol, uğur meleke vesaire) takip ettiğim milliyet görebildiğim kadarıyla bu işin başını çekmekteydi ve ben de bu kervana katılmıştım. ta ki ne güne kadar. glory trilogy! olarak ( bedeli dersaadet'te daha sonra bir gönderide açıklanacaktır) istanbul'da bulunduğumuz o mayıs günü taksim'de o binaya giydirilmiş milliyet internet sayfası sayacını görene kadar. 13 milyon küsürlü rakam külliyen yalan! tıpkı zaman'ın ve posta'nın gazete olarak kendi değerleri için satılmadığı ve öncekinin hocaefendi'den mektuplar olarak dağıtıldığı ve sonrakinin de resimli haber kaynağı olarak daha çok tercih edilmesi neden...