Kayıtlar

ekşisözlük etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dışkapı Postası#9

Resim
*Aslında dün yazmaya niyetim vardı bu yazıyı ama Issız Adam'ın ve daha çok da şarkıların etkisinden kurtulamadım. Biraz da her zamanki tembelliğime geldi. Filmle ilgili herkes bir çok şeyi söylemiş. Ben de eleştiri yapabilecek kadar yetkin bir sinema izleyicisi değilim zaten. Yalnız benim izlediğim Metropol'de arayı galiba çok geç verdiler. İkinci kısım çok kısa oldu ve seyirci üzerinde gereken etkiyi bırakmadı ya da ben sözlük falan karıştırırken beklentimi çok yüksek tuttum. Yoksa Müzeyyen Hanım'ın restorandaki sakarlığı ve sonrasında gelişen sessizlik derinden yaraladı beni. Velhasılı kelam hepimizin içinde bir tutam Alper, biraz Ada var. Hepimizin annesi Müzeyyen Hanım. Tiyatroda sahnede, sinemada beyazperdede kendisini ve hayatını görünce bir başka dünyaya sürükleniyor insan. *Artık neredeyse günlük yazma sıklığına eriştim ve bu hızla Noel!den önce 100. yazımı yayımlamış olurum sanırsam. Ondan sonrası tufan! *Sizin hiç tepesi silgili sarı kurşun kaleminiz oldu mu? Beni...

Dışkapı Postası#8

Resim
*Yukardaki resimde CAPAV olarak gördüğünüz yer Kabil uçağında kalan 3 boş yeri gösteriyor. Gitmek isteyen? *Aralara derelere serpiştirilen notlardan, sözlüklerden "Issız Adam" hakkında çok şey okudum. Yarın gidip ilk seansta izleyeceğim sanırım. Sizce bu filmi izledikten sonra yaşamım eskisi gibi olacak mı? Ben de biraz ıssız mıyım ki? *Yine izlediğim alakasız maçların devre arasında çalınan şarkılardan dilime pelesenk oldu birşeyler. Zeynep Casalini'den geliyor; " ...ziyaretçim olma, refakatçim ol " *Bugün girdiğim ALES'ten sonra anladım ki sayısal yeteneğim %85 körelmiş. Kalan %15 ile dolmuş otobüs parası hesaplama, temel toplama çıkarma işlemlerini yapıyorum. Yuvarlanıp gidiyoruz çok şükür! ***spoiler*** * ... üşüyüp de girme koluma, sevgilim ol! ***spoiler*** *Dün arkadaşlarla Devlet Tiyatroları'nın Eşik adlı oyununu izledik. Herşeyden önce 7 yaşında o oyuna gelen ve ailesiyle tiyatro izleyen çocuklara imrendim. Babamla futbol maçı, annemle Yaprak D...

Dışkapı Postası#2

Resim
Çok uzun bir aradan sonra tekrar el atabildiğim hayata dahil olduğumuz bu dış kapı'nın mandalından notlar. Hiç aklımda bişey olmadan kendi deyimimle "çalakalem" giriştim, umarım devamına erebilirim. -Dün gece Stuttgart'tan teknik arıza yüzünden gelemeyen bir uçağın yolcularıyla uğraşıp onları otele götürmek zorunda kaldığımız için çok yorucuydu. Aslında şaka mahiyetinde uçağınızın 24saat gecikmesi var deyip de birer uyku tulumu ve battaniye verseydik de yüz ifadelerini görseydik fena olmazdı! -Arkadaşların anlattığına göre son kalan iki kadın yolcu birbirini tanımıyormuş ve biz aynı odada kalamayız demişler. Erkek olsan bir şekilde askerde, yurtta 300 kişiyle aynı odada veya koğuşta kalmışlığın var, alışıksın. Oturmuş lobide birbirlerinin yüzlerine bakmışlar, sora aynı odada kalmışlar. Akıbetleriyle ilgili bir bilgim yok. -Yine bu uçak gelmemesi ve yer olmaması olaylarına gelirsek bir iki not daha düşebiliriz. Uluslararası haklar gereği havayolu şirketleri yolcuların ...

biliyoruz ki bu ülkede güvercinler...........

Resim
İnanın insanın içi acıyor şu resmi görünce. güvercinlerin beyazı kana bulandı ya etraf leş kargalarına kaldı hepten. demin sözlükte denilmiş, birileri çıplak resimlerini çekse bu çocuğun o bile gidecek artık harbiden. her şeyi ama her şeyi geçtim, rakel dink'in acısının ne denli büyük olduğunu tahayyül edebilecek zat var mı ki aralarında? ama yok ben yine seçici unutkan davranmak istiyorum ve bu olayı böylesi hatırlarla değil hrant dink'in şu satırlatıyla hatırlayacağım her daim. ''Muhtemelen 2007 benim açımdan daha da zor bir yıl olacak. Yargılanmalar sürecek, yeniler başlayacak. Kim bilir daha ne gibi haksızlıklarla karşı karşıya kalacağım? Ama tüm bunlar olurken şu gerçeği de tek güvencem sayacağım. Evet, kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet, biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce"

bir temmuz sabahı apansız

aslında biraz da kendi kişisel tarihime yazmak adına o 3 günlük muhteşem istanbul seferi öncesi başlamıştım bu günlüğü tutmaya. okuyanı, takip edeni, yorumlayanı olur mu bilmem ama sırf hevesimi almak için attığım 0 3 gönderiyi bile nasıl zevkle okuyorum şimdi. işin bi diğer yanına gelince gerek euro 2008 boyu gerekse sonrası başta pirimiz aceto olmak üzere bir çok günlüğü takip ettim. yayınlanan şeyleri kaçırmayayım diye hiç kapatmıyorum diyen ekşi sözlük yazarları gibi bir elim sürekli F5 tuşundaydı. sonra benim de yazmak hevesiyle açtığım hatta şampiyon oalrak döndüğümüz o istanbul seferinden sonra dönüp yazmak için olmayan okuyucularımla bile sözleşmiştim ama finaldi, kahvaaltıydı araya girdi dönüp bir daha bakamadım. o istanbul seferinden de arta kalan zihnimde üzerinde meşale yanıkları olan formam var sadece. varsın millet kemal abiden, siyasetten falan dem vursun. biz bu takım fizan'a da gitse öylesine peşindeyiz işte. neyse ki tekrar yazabilme arzusuyla doluyum şu temmuz sa...