Bir kampüsün düşündürdükleri...
1987 yılından beri günü gününe bir ece ajandası tutan ve bunu hiç sektirmeden sürdüren bir babanın oğlu olan benim bu kadar az yazabiliyor olmam beni de hayretler içerisinde bırakmakta. İleride bu ajandalar üzerinden yakın geçmişimize bakan bir deneme, bir kitap, bir film falan yapmaya kalksam tutar mı acaba? Kendimde köşeyi erken dönmeye and içmiş zıpır adam havası gördüm. Anca elime alır okur, eski günleri yad eder sonra da bırakırım. Konumuza dönersek pazar günü akşamından beri sürdürdüğüm internet/kitap odaklı ev kediliği şeklinde geçen tekli komün hayatımı bitirmiş durumdayım. En son pazar günü maçtan geldiğimden beri zorunlu birkaç durum için adımımı sokağa atmamaya niyetliydim. Çünkü biliyordum ki beni bu güzel havalar mahvedecekti. Sonunda ne mi oldu? Şu ciğercilerde ne varmış diye bir bakayım diye kampüs kedisi misali Anadolu Üniversitesi'nin Yunusemre Kampüsü'ne doğru yollara koyuldum. "Biraz kampüs havası alayım da kendime geleyim" değildi niyetim. Zaten is...