Kayıtlar

başkent ekspresi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yine eski Es Es Ki Ki Ki bir şehre doğru..

Resim
"Biz bir kenti nasıl severiz..? Kenti asla sevmeyenlerin, onu bir zenginleşme aracı olarak görenlerin bozduklarına boyun eğerek mi..? Kentimize yabancılaşarak, yüz metre karelik, tartışmalı egemenlik alanımıza saklanarak mı..? Ankara'yı sevmek, Ankara Garı'ndan başlayan, bir zamanlar bütün günümüzü geçirdiğimiz, geceleri serinlediğimiz Gençlik Parkı'na, Küçük Tiyatro'nun bulunduğu binalar topluluğuna, oradan operaya, kısacası Ankara'yı Ankara yapan tüm mekânları... rant ekonomisine, belleksiz toplum yaratma girişimlerine karşı savunmak değil midir..? Ankara Garı, yalnızca Ankara'nın değil, tüm ülkenin tarihinin bir parçası. Tıpkı Haydarpaşa Garı gibi...Birkaç kişinin tasarrufuna bırakılmayacak kadar değerlidir tarih..." (Zerrin Taşpınar, Ankara Ekspresi, 1 için özel yazısından) Öncelikle yazımıza Eskişehir seferlerimizin başlangıç noktası ve Ankara'nın mimari açıdan en güzel başyapıtlarından/giriş noktalarından olan ve şimdi ismini hatırlayamadığım...

Bir hilal uğruna...

Resim
Yine postbayram trajedisinden ve yorgunluğundan kalma bir havayla kürkçü dükkanlarımızın ilk şubesi olan Eskişehir'e geldim. Yukardaki resim pazar gecesi Germanwings uçaklarından Sttugart'a gidenin ekonomi sınıfına ait. Gördüğümüz gibi bayram sonrası doluluk biraz da olsa artmış. Ben de o gecenin sabahında trende kalan son boş koltuğu alarak Başkent Ekspresi ile Eskişehir'e gelmiş bulunmaktayım. Neyse ki demiryollarında, çoğu havayolunda olduğu gibi son koltuğun parasını ödeyen diğerlerinin salata parasını da öder uygulaması yok. Normalde 70€ civarında bir rakamla kurtulabileceğiniz Germanwings ESB-DTM/CGN/STR uçuşlarında sona kalan dona kalır diyerek son koltuklara kalırsanız insafsız sistem size yaklaşık 350€ civarında bir rakam çıkarabiliyor. Sonuçta son 10 bileti alan yolcu ilk 10 bileti alan yolcunun biletlerinin ödenmesinde de katkısının olduğu su götürmez bir gerçek. Eskişehir'e gelip de ESES maçına gitmemek olmaz tabi. Yağmurlu bir günün akşamüzerinde çıkıyorum ...

Çok sevdik be abi.

Resim
Eskişehir Sakarya Gazetesi spor yazarı Ali İhsan Sarıçoban'dın 2-2 biten Eskişehirspor-Sivasspor maöı sonrası yazısından alıntı; Lig uzun maraton. Umarım takım galibiyet serisine Kayseri maçıyla başlar. Pardon; arada Diyarbakırspor ile oynanacak olan kupa maçı var. Çarşamba günü yapacağımız bu maçta galibiyet Pazar için moral olacaktır. İnsan yazıyı düzeltir be Ali İhsan abi. Arada "Pardon" da nerden çıktı? Güldürme adamı sabah sabah. Gözünü sevdiğim yerel medyası. İstanbul'a bizimle Başkent Ekspresi'nde demlene demlene gittiğin gün geldi aklıma. Taraftarı gibi takip eden basını da cefakar bu Anadolu takımılarının vesselam...

inönü ve introduction to glory trilogy!

saat 5 itibariyle göz gezdirilen(ibrahim abi var sandım bugün çarşamba değil ki lan!) radikal gazetesi'nden alınan bilgiye göre eski göz ağrımız beşiktaş, inönü stadı'nda kalıyormuş. lanet olsun hafızam beni yanıltıyor; tribününden iki kıta birden gözüken başka stad var mıdır demişti? hala bulamadım kim olduğunu. vedat özdemiroğlu veya ünlü bi yabancı futbolcu. gelmek istediğim nokta biz ilk ve tek göz ağrımız Eskişehirspor'la Mayıs ortalarında fethetmiştik dolmabahçe-karaköy-kabataş-ortaköy hattını ve inönü stadı'nı. tıpkı eski günlerdeki gibi rakip taraftarla yanyana, en ufak bir tatsızlık yaşamadan, yeri geldiğinde şapkaları değiştirip fotoğraf çektirerek uzun lafın kısası eski günleri yad edercesine ve düşman çatlatırcasına güzel bir veda yapmıştık inönü'ye. söylentiler o hafta içerisinde kazma vurulacağı yönündeydi. biz de olayın tarihi önemini anladığımızdan şipşak iki golle bolu beyi'ni devirmiş ve dile kolay 14 sene sonra klişe olacak ama gerçekten ait o...