Yine eski Es Es Ki Ki Ki bir şehre doğru..
"Biz bir kenti nasıl severiz..? Kenti asla sevmeyenlerin, onu bir zenginleşme aracı olarak görenlerin bozduklarına boyun eğerek mi..? Kentimize yabancılaşarak, yüz metre karelik, tartışmalı egemenlik alanımıza saklanarak mı..? Ankara'yı sevmek, Ankara Garı'ndan başlayan, bir zamanlar bütün günümüzü geçirdiğimiz, geceleri serinlediğimiz Gençlik Parkı'na, Küçük Tiyatro'nun bulunduğu binalar topluluğuna, oradan operaya, kısacası Ankara'yı Ankara yapan tüm mekânları... rant ekonomisine, belleksiz toplum yaratma girişimlerine karşı savunmak değil midir..? Ankara Garı, yalnızca Ankara'nın değil, tüm ülkenin tarihinin bir parçası. Tıpkı Haydarpaşa Garı gibi...Birkaç kişinin tasarrufuna bırakılmayacak kadar değerlidir tarih..." (Zerrin Taşpınar, Ankara Ekspresi, 1 için özel yazısından) Öncelikle yazımıza Eskişehir seferlerimizin başlangıç noktası ve Ankara'nın mimari açıdan en güzel başyapıtlarından/giriş noktalarından olan ve şimdi ismini hatırlayamadığım...