Blog Widget by LinkWithin

28 Ekim 2008 Salı

Yine eski Es Es Ki Ki Ki bir şehre doğru..


"Biz bir kenti nasıl severiz..?

Kenti asla sevmeyenlerin, onu bir zenginleşme aracı olarak görenlerin bozduklarına boyun eğerek mi..? Kentimize yabancılaşarak, yüz metre karelik, tartışmalı egemenlik alanımıza saklanarak mı..? Ankara'yı sevmek, Ankara Garı'ndan başlayan, bir zamanlar bütün günümüzü geçirdiğimiz, geceleri serinlediğimiz Gençlik Parkı'na, Küçük Tiyatro'nun bulunduğu binalar topluluğuna, oradan operaya, kısacası Ankara'yı Ankara yapan tüm mekânları... rant ekonomisine, belleksiz toplum yaratma girişimlerine karşı savunmak değil midir..?

Ankara Garı, yalnızca Ankara'nın değil, tüm ülkenin tarihinin bir parçası. Tıpkı Haydarpaşa Garı gibi...Birkaç kişinin tasarrufuna bırakılmayacak kadar değerlidir tarih..." (Zerrin Taşpınar, Ankara Ekspresi, 1 için özel yazısından)


Öncelikle yazımıza Eskişehir seferlerimizin başlangıç noktası ve Ankara'nın mimari açıdan en güzel başyapıtlarından/giriş noktalarından olan ve şimdi ismini hatırlayamadığım bir şairin dediği gibi

Güzel başşehirin güzel giriş kapısı

Ankara Garı'ndan başlayalım. Bir yanında Göççek'in katlettiği ve artık alkolsüz! ve kendi tabirleriyle aile kıvamına getirilmiş Gençlik Parkı, öte yanda Tandoğan Asker Çarşısı yoluyla Anıtkabir'e doğru uzandığınız 1937 tarihli bu güzel yapı biricik şehrimiz Angara'mızın diğer giriş kapıları olan AŞTİ ve Esenboğa'yla karşılaştırıldığında ikisini de her türlü gölgede bırakır.

1)Bir kere Ankara Garı dede kıvamındadır. Esenboğa 2 yaşında, AŞTİ ben Ankara'ya geldiğimde vardı ama ona da en fazla 10 yaş biçiyorum. Ancak 30.X.1937 tarihli bu bina Perşembe günü 91. yaşgününü kutlayacak. Ben de cumartesi günü. Ama yaşım 91 değil!

En eski tarihli olan: Ankara Garı

2)Esenboğa'da bir iki güvercin vardı onları da kuş gribi zamanı öldürmek istediler, sonra vazgeçtiler. Bu açıdan Esenboğa hayvan dostu ilan edilebilir. AŞTİ'de hiç hayvanat aleminden bi dost görmedim. Dost dediysem de Panter Emel değilim yanlış anlaşılmasın. Yoksa sokak köpeği görsem yolumu uzatırım orası ayrı. Ama bir Ankara Garı daha önceki bir yazımızda belirttiğimiz ve aşağıdaki resimde görüldüğü üzere kedileri ve peronlarında güvercinleri barındıran bir mekandır.

En hayvan dostu olan: Ankara Garı



3)Şahsen Eskişehirli ve yinelemek zorundayım Eskişehirsporlu olduğum için bu konuda bencil davranacağım. Eskişehir'e en kolay, ucuz ve rahat ulaşım imkanına evsahipliği yapan TCDD ve onların kara trenlerine ev sahipliği yapan Ankara Garı rakipleri AŞTİ ve Esenboğa'yı bu konuda da geride bırakyor. 10, 10, 10 puan!

Eskişehir'e en kolay ulaşıma evsahipliği yapan: Ankara Garı

Bu bencil ve taraflı yaklaşımları ortaya atmama sebep olan ve Ankara Garı'na methiyeler düzmeme sebep olanlar blog sevdamın başlangıç noktası demirgibiyiz.blogspot yazarlarıdır. Kendi bloglarında gördüğüm ve 25-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen Ankara Garı'nın Sesi etkinlikleri hakkında bilgiyi kentvedemiryolu.com sitesinden kopyalayıp yapıştıralım;

Cumhuriyet mimarisinin ve demiryolu kültürünün en önemli mekânı olan Ankara Garı'nda gerçekleşecek olan Ankara Garı'nın Sesi etkinliklerinin amacı; Ankara Tren Garı'nı tarihi, kültürel, siyasal ve ekonomik bağlam vurgusu içinde tüm özellikleri ile Ankaralılara tanıtmak ve Ankaralıların belleklerinde Gar'ın yerini anımsatmak, demiryolu kültürünü tanıtarak/tanıyarak yaşamasına katkıda bulunmak. Ankara Garı Çalışma Grubu için, Ankara Garı, neo-liberal ideolojinin kıskacındaki günümüzde yaşadığımız toplumunda, bellek yitimine karşı, Ankara'da önemli bir simge mekân.

İşte bu simge mekanda gerçekleştirilecek etkinlikler arasında dinletiler, söyleşiler, kısa film ve slayt gösterimleri, dersler ve fotoğraf sergisi olacak. Yarın sabah Başkent Ekspresi'yle Eskişehir'e doğru yol almadan ve yine Eskişehir'den dönerken etkinliklerin birkaçına olsun katılmak niyetindeyim. Ankara'dan blogumu takip edip ancak Paulo Alto üzerinden girerek Amerikan Emperyalizmine alet olmuş bloggerlara sesleniyorum! Siz de gelin :)

Ve ben yine bir kırmızı-siyah tutkunun peşinde yollardayım yine! Fortiz kupasında Bursaspor ile oynayacağımız maç için Eskişehir'e gidiyorum. Muhabiriniz Cevat Kelle Eskişehir'den bildirecek.

İyi geceler Türkiye. Her nerde blogluyor ya da bloglanıyorsan!

0 yorum:

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP