Kayıtlar

Nisan, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Variable!

Resim
***Lost S05E14 hakkında spoiler içerir***



*Desmond halt yesin, çok yaşa Miles!

*Daniel'in Charlotte ile buluştuğu sahne etkileyiciydi. Kızı da en aksanlısından seçmişler!

*Jack, Kate ve Daniel'in alarm çalıştırıldıktan sonra çiti kolayca geçebilmiş olması ve kodun çalışması Dharma'da bir Türk olması ihtimalini kuvvetlendiriyor. Alarm çalışınca o çit de kapanır! Olmadı Lost ekibi.

Ayraç #8 & #9

Resim
Ermenistan'da bir Türkiyeli "vatan bildiği yerde vatandaş sayılmayan, vatanı sanılan yeri ise vatan sayamayan" Türkiyeli bir Ermeni'nin, "başka ermenilerin vatanı" Ermenistan'a yaptığı on günlük bir gezinin kendisinde bıraktığı derin izleri anlama ve paylaşma çabasının ürünü. Berberyan bir gezi kitabından çok, sindirilmesi epey zaman alan karmaşık duygulardan örülü bir "duygu kitabı" olarak tarif ediyor anlatısını.



Çanakkale Savaşları'nın kara ve deniz dışında az bilinen bir cephesi daha vardı: hava cephesi.

İtilaf Devletleri, savaşlar boyunca gözlem ve bombardıman için uçaklardan yararlanırken, Osmanlıların hava kuvveti yeterli karşılığı veremiyordu.

Müttefik Almanya, bu konuda destek için en başarılı uçucularından birini Çanakkale'ye gönderdi: Hans Joachim Buddecke.

Halkın "Şahin" lakabını uygun gördüğü Buddecke, lakabına yaraşır biçimde pek çok düşman uçağı düşürerek hava cephesindeki dengeleri değiştirdi.

İzmir'de göre…

Sevdan bir Ateş...

Resim
Sevdan bir ateş oldu bende
Gönlüm bir deli coştu sende


kelimeler kifayetsiz...

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Resim
Ne şampiyonluk yarışı, ne de kıran kırana ligde kalma mücadelesi beni bugünkü Beşiktaş maçı için heyecanlandıran. 1985 yılında Abant kampında bir kalp rahatsızlığı sonrası ölen ve her sene Kuyubaşı'ndaki mezarı başında anılan Sinan Alaağaç'ın yeğeni Sinan Ören dayısından emanet aldığı kaleci kazağını yine 1982'deki gibi bir Beşiktaş maçında teslim alacak. "Bu forma bana dayımdan emanet" diyordun ya Sinan unutma bir başka çift göz de izleyecek seni uzak diyarlardan ve gurur duyacak ismini senin sırtındaki o formanda görünce!

Şehir Rehberi#3 Köyümüze Geri Dönelim Amca

Resim
Hepimizin gitmeyip görmediği bir köyü yok mudur? Orada ve uzakta. Ne zaman döneceğiz peki?

Uyum

Resim
Forma ve bilgisayar arasındaki eşitleme işlemi tamamlandı!

Dışkapı Postası#14

Resim
Dünkü hüsranla biten Gökçekistan macerasından sonra döndüğüm Eskişehir'den yazıyorum bu seferki Dışkapı Postası'nı. Bir elimde de kahvem.

*Benim görebildiğim kadarıyla pazar günleri ortaya çıkan gobitçi amcalar ve yazlık gölgelik şemsiyeleri. Gobitin içindeki çürük ve hatta morarmış yumurta da sokak lezzetlerinin namlılarındandır Ankara için. Ben hiç yemedim orası ayrı.

*Yerel seçim bitti ama yolda izde boy gösteren "Teşekkür" ilanlarından da görüleceği üzere iktidar partisinin adayları belirli bir kritere uyuyor gibi. 100 metreden tanıyabiliyorsunuz zat-ı muhteremleri. Hele bir de Keçiören'de soyadı bile Ak olan bir amca var ki evlere şenlik

*Havaalanında çalışmanın faydaları saymakla bitmez, Çubuğuuzun diye soyad gördüm.

*YHT'nin benim cüzi bütçeme göre aşırı fiyatları ve öğrenci olmamamın birleşmesi sonucu istemeye istemeye Eskişehir-Ankara arasını otobüslerle karayolundan gidip geliyorum. İyi yanı ise Sakarya Kışlası'nı geçtikten sonra uzaklarda bir karal…

Gökçekistan Uğursuzluğu...

Resim
14.09.2008
Gençlerbirliği: 3-1: EsEs

09.10.2008
Ankaraspor: 2 - 0 : EsEs

07.02.2009
Hacettepe: 2 - 2 : EsEs

19.04.2009
Ankaragücü: 3 - 2 : EsEs

3 puanı bize çok gördün ya hayınsın Ankara! Dillere gelesin Ankara!

Ankara bize...

Resim
... deplasman mı sayılırmış?

Tarih: 19.04.2009

Yer: Ankara 19 Mayıs Stadyumu Saatli Kale Arkası Tribün(Misafir Takım)

Saat: 14:00

Hızlı Tren'le geldik, 3 puanla dönmek tek amacımız!

Dönüşünüz de böyle olsun!

Resim
Ve Eskişehirsporumuz demiryolu ve demiryolcunun kenti olmasının da vermiş olduğu misyonla Hızlı Tren ile Ankara'ya gitti. Biz de biletlerimizi almıştık gelmeden önce. Fotoğrafta görüldüğü üzere Safet Nadarevic'ten Gar Müdürü Süleyman Özer'e, Demiryol-İş Sendikası Şube Başkanı'ndan Emre Toraman'a kadar herkesin yüzü gülmekte. Dönüşünüz de böyle şen olsun!

kes-kopyala-yapıştır'ın ötesi#7 Orhan Gazi Ertekin'den İsmail Güneş'in Hayatımızdaki Yeri

...Ve hatta Abdurrahman Dilipak “Bir garip ölmüş diyeler” başlığıyla yazı bile yazdı köşesinde Muhsin Yazıcıoğlu için. Ama İsmail Güneş’in bedeni yoktu hâlâ ortalarda. Anlaşılan o bir “garip” bile değildi. Çünkü, onun bedenini üç günden sonra değil beş günden sonra görebildi herkes. Hani Yunus’un deyişindeki gibi: “Bir garip ölmüş diyeler/ Üç günden sonra duyalar/ Soğuk su ile yuyalar.” Bu garip deyişi bile garibin elinden alınıp nüfuzlular, unvanlılar veya liderler için kullanıma sokulduysa garipler için elde ne kalmış olabilir ki?..

Evet. Ölümün toplumsal tarihi bir kez daha hükmünü icra ediyor. İsmail Güneş’in öyküsü bütün çıplaklığı ile bize bu adaletsiz, haksız ve vicdansız gerçeği gösteriyor. Ölümün insanları eşitleyen, herkesi, zengini ve yoksulu, güçlüyü ve güçsüzü, nüfuz sahibini ve zayıfı bir anda yan yana getiren o adaleti, toplumsal tarihimizde bir kez daha tuzu kurular lehine onarılarak yeniden inşa ediliyor. Güçlü, nüfuzlu ve unvanlılar her ölümün ardından kendi hikâyele…

Yakışır sana!

Resim
Hızlı Tren'in cuma günkü 15.10 seferiyle Ankaragücü deplasmanı için Ankara'ya gelecek Eskişehirsporumuz için Birinci Mevki vagonu kapatılmış yukarıdaki resimde görüldüğü üzere. Resmi sitenin yazdığına göre takımın YHT ve konaklama masraflarının Demiryol İş Sendikası tarafından karşılanacak olması da bir başka güzel gelişme.

Hızlı Tren Eskişehirsporludur!

Bir sebebi var...

Resim
Tribünde bandomuz varsa,

O bandoyu Ankara'ya deplasmana getirip España yaptıysak,

Takımımız Ankara deplasmanına YHT ile gidiyorsa eğer,

Ankara ve İstanbul İnönü'yü yıkıp geçtiysek binlerce seyirciyle






Biz Eskişehirspor olarak farklıyız dememizin bir sebebi var!

Sinan'a Saygı.

Resim
Google da olmasa saatli maarif takvimlerinin olmadığı şu garip dünyamızda her şeyi unutacağız. Günün anlam ve önemini daha iyi kavramak için şu adrese

Obama vs The Invincible

Resim
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Obama’yla yaşadığı diyaloğu Vatan Gazetesi'ne şu sözlerle anlattı: “Protokol müdürü beni Obama’ya, ’Melih Gökçek, dördüncü dönem belediye başkanı seçildi. En son bir hafta önce seçimi kazandı’diye taktim etti. Obama da bunun üzerine ’4 kez seçilebilmek için çok başarılı olması lazım. Ayrıca kendisi çok genç görünüyor’karşılığını verdi. Ben de ’61 yaşında bir gencim’dedim. Obama da ’Gerçekten mi inanamıyorum. Bunun sırrını bize söylemelisiniz’ deyince ben ’Hanım çok iyi bakıyor ondan Sayın Başkan’ karşılığını verdim. O da tebessüm edip, omzuma dokundu.”


Vay anayın babayın kemiğine lan!

Futbol Ziyafeti

Resim
Ziyafete çok az kaldı. Keremeyle'de olmasa da bir yerlerde izleyeceğiz elbet. Tribündeki babamı ekranda görebilsem bari!

Şehir Rehberi#2 Denizi Olmayan Şehir

Resim
Denizi olmayan şehrin gemi direklerinin olması ne de gariptir. Yanından geçen Dikmen ve Ayrancı dolmuşlarında işten çıkmış memurlar haftasonunun planlarını yapmaktadırlar.

Ayraç#7

Resim
Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürüme başlar.

Ben Alper Kamu, birkaç ay önce beş yaşına bastım. Doğum günüm yaklaşırken vaktimin büyük kısmını pencerenin önünde, dışardaki insanları izleyerek geçiriyordum. Hızlanarak, yavaşlayarak, türlü sesler çıkararak ve bir yerlere bakarak yaşayıp gidiyorlardı. Bir gün onlardan biri haline geleceğimi düşünmek beni hasta ediyordu. Ne yazık ki bundan kaçış yoktu. zaman acımasızdı ve ben hızla yaşlanıyordum.

Böylesi bir facia Alper Kamu'nun polisiye mizahi fantastik hikaye tadındaki macerası da bitmiş oldu. Bir ara da Gizli Ajans'a bakmak lazım. Ama sağ taraftan da görüleceği üzere öncesinde Ermenistan'a doğru çevireceğiz rotamızı.

IR714

Resim
Evet başlıkta gördüğünüz ve Çarşamba-Pazar Ankara Tahran arasındaki uçuşun kodu Iranair 714, Oceanic 815 gibi bir etki yaratmıyor ama bugünkü 5-12 vardiyasından sonra çektiğim fotoğrafların güzelliğini görünce bu güzel ve sıcak bahar gününü hatırlamak için birşeyler karalamam gerekir diye düşündüm. Aşağıdaki diyalog da yolcular uçağa geçerken Ziggy ile orta yaşlı bir teyze arasında geçmekte. İngilizce aslından bizzat çevirdim

Ziggy: Pasaportunuzu da görmem gerek.

Lady : İşte burda (Sayfaların arasına sıkışan 20$'ı gören Ziggy coşar!)

Ziggy: Bribe for something?(Burası İngilizce kalmalı, birşey için rüşvet mi diye sordum evet)

Lady(şok içerisinde): Hayır, hayır!

Ziggy: Me joking. İyi uçuşlar( I yerine "Me" kullanma hastalığı da Kurabiye Canavarı'ndan kalma. Me want cookieeeees!)

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Resim
Ankara'da havanın 25C'ye ulaştığı bu güzel bahar gününe denk gelen 1 Nisan'ın gerçek anlamı Fool's Day değil II. İnönü Zaferidir. Aşağıda yazılı 3 telgraf da bu zaferin iki büyük lider tarafından tarih sahnesine yazıldığı belgeleridir.

Efendiler, düşman çekilirken Batı Cephesi Komutanı ile 1 Nisan günü yapılan yazışmalar, o günün duygularını tespit eden belgelerdir. O duyguları yeniden canlandırmak için, müsaade buyurursanız, o günkü yazışmalardan bazı telgrafları olduğu gibi okuyacağım :

Metristepe,1.4.1921

Saat 18.30'da Metristepe'den gördüğüm durum :

Gündüzbey kuzeyinde sabahtan beri dayanan ve artçı olması muhtemel olan bir düşman müfrezesi, sağkanat grubunun taarruzu ile düzensiz olarak çekiliyor. Yakından takip ediliyor.Hamidiye yönünde karşılaşma ve faaliyet yok. Bozöyük yanıyor. Düşman, binlerce ölüsüyle doldurduğu savaş meydanını silâhlanmıza terk etmiştir.

Batı Cephesi Komutanı İsmet Ankara, l.4.l921




İnönü Savaş Meydanında Metristepe'de Batı Cephesi Ko…