Kayıtlar

Ekim, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Çocukluğumun sinemaları

Resim
İstanbul yolculuğu öncesi uzunca bir mola verdiğim Eskişehir'de kışın geldiğini görünce talihime bir daha sövdüm. Şu son keyifli gezdiğim ve İstanbul'a akacağım günlerde gökyüzünde biraz olsun güneşi görsem çok mu şey istemiş olurdum? Şimdi Adalar'ın ve İstasyon Köprüsü'nün olanca kalabalığını ardımda bırakıp kendimi eve atmak için hiç bir şeyi görmüyor gözüm.

İnsan böyle uzun uzadıya aralar verip de memleketine dönünce değişen şeylere bakıp da büyüdüğünü (yaşlandığını) anlıyor. Aralardan derelerden eve dönerken yolum eskiden Arı Sineması'nın çıkışının olduğu sokağa denk geldi ve moloz yığınını görünce içim cız etti. Kılıçoğlu Apartmanı'ndaki Kılıçoğlu Sineması kapanalı da sanırım uzun süre oldu ama orası en azından yıkılmadığı için böylesi bir nostalji yaşamamıştım. Ta ki Arı Sineması'nın salonlarının bulunduğu kısmın yıkıldığını görünceye dek. Arı Sineması Eskişehir'de bir neslin sinema denen o büyülü dünyayla tanışmasına vesile olmuştur Eskişehir Ban…

Tanıl Bora'dan EsEs Analizi#3

Resim
Yönetimin otobüslerini kestiği Beşiktaş taraftarlarının deplasmana kendi imkânlarıyla gelmesi, kıymetli. Treni de kullanmaları, hoş. Unutmayın: Trenle kitlesel deplasman seyahatinin öncüsü Eses taraftarıdır. Onlar şimdi koreografiye sardırmış.


Tanıl Bora her salı futbol dünyamıza çok başka bir açıdan bakan ve severek takip ettiğim bir yazar. Salı gününün bir diğer vazgeçilmezi de Erkan Goloğlu'dur. Belki her ikisini de Ankara'dan oldukları için bir başka seviyorumdur kim bilir. Yazar kelimesini öyle eski topçu artıklarına kullanmaktan vazgeçsek ne güzel olurdu. Köşelerini ertesi gün gastelerinde okuyanların veya telefonla yazı yazdıranların gastelerinin onbinlerce satması ne kadar acıdır. Topçu artıklarını ve onların lafu güzaflarını bir kenara bırakırsak Tanıl Bora bu haftaki köşesinde de Eskişehirspor taraftarına methiyeyi düzmeden geçememiş. Bazılarına yeni düştükleri yolları göstermiş. Siz düne kadar yönetiminizin tahsis ettiği otobüslerle deplasmana giderken EsEs taraftarı…

Futbol Dilencisi Junior'ın Pazar Notları#7

Resim
*Dün akşamki Eskişehirspor-Beşiktaş maçını işyerinden bir arkadaşın düğünü nedeniyle izleyemeyince Futbol Dilenciliği'ne voodoogirl'ün haftaiçi söylemesiyle haberim olan ve Cebeci İnönü'de oynanan Hacettepe-Kayseri Erciyes maçı ile devam ettim. İki pazardır Gençlerbirliği ve Hacettepe derken mevsimin güneşli ve futbola müsait zeminleri ve tribünlerinde boy gösteriyoruz.

*Dünkü maçı izleyemediğime pek yanmıyorum. Gece 3'te KoreoEsEs'in şovunu izleyip gözler nemli uykuya gittikten sonra sabah da şarkının sözlerini mırıldanarak uyandım. Bir hafta boyunca mırıldanacağım böyle "Ta Uzak Yollardan" diye.

*Evet bir hafta aynı şarkıyı söyleyeceğim ta ki pazar Kasımpaşa-Eskişehirspor maçı için İstanbul'da bulana kadar kendimi. Abime misafir olurum, tribünde babamı bulurum. Belki dönüşte taraftar otobüsüne kaynak olurum.

*Deplase olmayan, tribünde koreografide karton kaldırmamış, efendime söyleyeyim hatırası olan bir taraftar forması olmayan taraftar eksik tarafta…

Ta Uzak Yollardan

Resim
Uzağında kalınan, diziden filmden takip edilen cennet bir şehir Eskişehir
Gelmeyen sevgiliye duyulan özlem
Anneye özlem, babaya özlem,
2 aylık yeğene özlem,
Kulaklarımda akşam düğünde çalınan tulumun sesi,
Her tulum çaldığında Yusuf'u hatırlarım.
Sonra bu videoyu izleyince isyan etmişse delicesine göz pınarlarım gecenin bir yarısı,
Hasretin nazlıdır be Eskişehir...

Ta Uzak Yollardan Koştuk Geldik Senin Kollarına
Yine Uzak Yollardan Düşeceğiz Senin Yollarına




Not: Resim Ersin Düzen'in Twitter'ından.
Video ise Emre Angı kardeşimin blogundan.

T.U.Y.K.G.S.K

Resim
Bu akşam saat 8'de. Maçı bırakın koreografiyi izleyin.

Bekle bizi İstanbul

Resim
01 KASIM 2009 PAZAR


14:00KASIMPAŞA-ESKİŞEHİRSPOR
R.TAYYİP ERDOĞAN

Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi.

Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla

Bekle bizi İstanbul!

Tekzip

Resim
Son yazdığım Şehir Rehberi üzerine de düzeltme yapmam gerek. Sonuçta şehir kazan biz kepçe.

Şurada 1kuruşlar kimin cebine gidiyor demiştim? Kimsenin cebine gitmiyormuş. En azından bazı istasyonlarda.

Şehir Rehberi'nin 15. baskısında da metroda hiç müzisyen yok demiştim. Gittim ve gördüm ki Kurtuluş Metrosu'nun Dumlupınar Caddesi çıkışında -ki Cebeci İnönü Stadı'na giden yol üzeridir- bir amca oturmuş kaval çalıyordu. Yolun yarısından dönmüş bile olsam küçük bir teşekkürü bıraktım üzerime düşeni yaparak. Hem voodogirl söyledi bu pazar Cebeci'de maç varmış.

Sokak müzisyeni pazar tatili yapar mı?

Futbol Dilencisi Junior'ın Pazar Notları#6

Resim
Sonuncusunu en son 4 Mayıs'ta yazdığım Pazar Notları'na aynen devam. O zaman Ankaragücü ile Ankaraspor'un son buluşmasına dolayısıyla tarihe tanıklık etmiştim.


*En üstte son model bir Porsche Cayenne olmasının nedeni dünkü dumur. Tam biletimi almışım, Gençlik Parkı tarafından 19 Mayıs'a doğru yola koyulmuşum ki sağdan yaklaşan aynı bu resimdeki gibi bir beyaz Cayenne gördüm. İçerisindeki de Sivasspor'un sağ bek oyuncusu Abdurrahman Dereli. Dünya dönüyor da bana mı dönüyor amk dünden sonra?! Cayenne la boru değil!

*Biletix'te Gençlerbirliği-Sivasspor maçını kalearkası 10TL, Maraton 20TL diye gördüğümü hatırlıyodum. Ta ki gişe önünde bir yaşıma daha girene kadar. O ana kadar Twitter da dahil olmak üzere kalearkası olacak diye hayıflanıyordum ki ne göreyim? Hem kalearkası hem maraton 10TL. Maraton biletimi kaptığım gibi çok hatıralarımın olduğu ve iyi çocuk olup da Tanıl Bora'yı bile gördüğüm C Bloğa doğru yönlendim.

*Üst aramasında polisleri hepten ortadan kaldı…

Balonlu gol

Gece yatmadan Ersin Düzen'in linkini verdiği yukardaki balonlu golü seyrettim. Bilinçaltıma nasıl işlediyse artık rüyamda golü arkadaşıma anlatıyordum ki birden ekrana o görüntü geldi. Demek ki 2005 finalinden sonra içimde gizli gizli büyüyen bir Liverpool sevgisi varmış. Bugün ortaya çıktı. Reina'ya da sözlerim var, bari balon auta çıktı da kurtardı kendisini.

Ayrıca balonu sahaya iade eden genç Liverpool taraftarı da hoş bir ayrıntı

Şehir Rehberi#15 Müziksiz Metro

Resim
Geçenlerde yine Tunalı'da aylak gezerken sokak müzisyenlerini görünce aklıma geldi de Ankara gibi metro istasyonlarında hiç sokak müzisyeni olmayan başka bir şehir var mıdır? Gerçi Ankara Metrosu'nda olsa güvenlik abiler döve döve yola getirirlerdi herhalde!

1 Kuruş!

Resim
Aylak pazartesi sabahıma renk katan 2 adet mini mini 1 kuruşlarımın temsili resmi. Şehir Rehberi'nin şu yazısında EGO'nun yapmış olduğu indirimden sonra 1 kuruşlar kimlerin cebine kalacak diye sormuşum. Ama bugün sabah 2 kullanımlık EGO kartını aldıktan sonra elime aldığım bozuklukların arasında bu mini mini 1 kuruşları görünce yaşadıığım sevinci anlatamam. Böylece anladık ki o 1 kuruşlar kimsenin cebine girmiyormuş.

1 kuruşları Ankara ekonomisine kazandıran ve beni sabah sabah anlatıılması güç sevince boğan Ankara Büyükşehir Belediyesi ve EGO'ya teşekkürü bir borç bilirim.

A Modest Proposal

Resim
Her yerden her şeyi apardığım gibi Jonathan Swift'in İrlanda'nın içinde bulunduğu ekonomik krizi bebeklerin etinden, sütünden faydalanmak! üzere İngiltere'ye satılmasıyla aşılması üzerine yazdığı A Modest Proposal'ı da apardım. Okunması gereken bir kara mizah örneği. Şimdi de memleketteki İzmir sevdası ve futbol üzerine alçakgönüllü bir öneride bulunacağım.

İzmir. Ege'nin incisi, her iki abimin de İzmir'de okuması nedeniyle benim de mazimde yeri olan ve her daim her birimizin kalbinde yeri olan İzmir. Şimdi bulmaya üşendim, son yerel seçimlerde hiçbir ilçesini ampile vermemiş şehir İzmir. Kordon'da bir sıcak yaz günü ne de çabuk geçmişti saatler 9 Ağustos Pazar günü Manisa deplasmanı öncesi. Seni böyle saatlere sığdırmak kolay mı?

Gördüğünüz üzere konu hemen futbola ve deplasman anılarına dönmeye başladı. Tarih bizi önce 9 Ağustos'a götürdü, şimdi de 15 Mayıs Cuma gününe götürsün. Bankasya Ligi Yükselme Maçları Altay, Boluspor, Karşıyaka ve Kasımpaşa ara…

Geleceği gördüm!

Resim
Manisa 19 Mayıs Stadyumu ve arka planda Spil Dağı. Resmin hakları saklıdır. Cep telefonumla çektim.


Ki hiç sevmem ben demiştim demeyi. 3 Mayıs 2009 pazar gece geç saatlerde yazılan yazıda 2009/10 sezonu üzerine ne isabetli değerlendirmeler yapmışım neler. Oynat Uğur görelim yazılanları;

--Tabi güneşli havanın etkisi hemen hissedildi. Madem evde duramıyordum, o halde 19 Mayıs'taki Ankaragücü-Ankaraspor maçına gitmeliydim. Bu son buluşmaları olabilirdi, tarihe tanıklık edebilirdim. Zira Mr. Göççek the Invincible hazretlerinin iki kulübü birleştirme ve şampiyonluğa koşma hayalleri var. Asırlık çınar Ankaragücü'nün düşürüldüğü hallere bakın. Bir ara gecekonduda "Ahmet Göççek" leyhine tezahürat yapıldı o derece. Zaten babası IV. Göççek geçtiğimiz hafta eğer "Ankaragücü yönetiminden haber gelmezse direk taraftarla bu işi hallederiz" dedi. Bir nevi by-pass operasyonu. 5'lik EGO ile deplasmana falan gideriz artık süper olur!

Operasyon başarı ile tamamlandı ve dedi…

Paranoïa

Resim
TDK Güncel Sözlük'ten alıntıyla;

paranoya
isim, tıp (***) Fransızca paranoïa

Abartılı gurur, kuşku, güvensizlik, bencillikle belli olan bir ruh hastalığı:

"Herkes birbirini kuşkuyla süzüyor. Toplumsal bir paranoya yaşıyoruz bugün."- T. Uyar.

Yine unuturum diye not düşmek istedim. 2009 Türkiyesinde bir lise müdürü gazetedeki haber metninden alıntıyla kravatlardaki Atatürk resminin, PKK lideri Abdullah Öcalan’a benzediği iddiaları üzerine başka bir okula öğretmen olarak atandı. TDK'nın güncel sözlüğünde yer alan kelimenin örnek olarak kullanıldığı cümle ise tam isabet!

Mayıs sonu Malatyaspor küme düştüğünde kendisi de bizzat amatör futbol oynamış ve Malatyalı olan Hrant Dink de üzülmüş müdür diye kendi kendime sormuştum. Bugün yaşasaydı Hrant Dink hala "Bu ülkede güvercinlere dokunmazlar" der miydi acaba? Öylesine içimden geçti sanki yoksa hep görür ve biliriz ki


Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler.
Evet biraz ürk…

Echofon

Resim
Niye böyle isimlendirdiler, Echofon yaptılar pek anlayamadım ama benim gözümde hala Twitterfox olan bu eklenti Twitter ile çok fazla yüzgöz olmama sebep oldu. Ne diyordu Twitter ana sayfasında? "Tell people what you are doing?" Benim içinse tell people what you are doing and make your own personal history. Yani bu blog kadar Twitter da benim için bir kişisel tarihe not düşmeye vesile olmuştur. Bunu bile not düşeyim istedim.

Kış gelirken

Resim
Şurada yazın gelişini Radikal Cumartesi ve İki'de çıkan Coppertone reklamları ile karşılamışım. Tarih 5 Mayıs'mış.

Bugün Tunalı Hilmi Caddesi'nde aylak aylak gezerken farkettiğim ve tam olarak böyle resimdeki gibi Ugg değilse de çizmeli kedileri de gördüğümüze göre Angara'ya kış gelmiştir.

Kombinize, salebinize, kestanenize kuvvet canlar.


Yazıyı yazarken gelen ilham. Aşağıdaki resimde görülen ve uçakları alkolle yıkayıp de-icing yapan zındık hele bir garajdan çıksın. O zaman hapı yuttuk demektir!

Şehir Rehberi#14 Damlaya damlaya...

Resim
Toplu taşıma ücretlerine 1 kuruş/1cent/1cent avro indirim yapılan başka bir şehir, başka bir başkent var mıdır?

Gişede almadığımız/alamadığımız 1 kuruşlar damlaya damlaya ne göller oluyordur ah bir bilebilsek?!