Çocukluğumun sinemaları



İstanbul yolculuğu öncesi uzunca bir mola verdiğim Eskişehir'de kışın geldiğini görünce talihime bir daha sövdüm. Şu son keyifli gezdiğim ve İstanbul'a akacağım günlerde gökyüzünde biraz olsun güneşi görsem çok mu şey istemiş olurdum? Şimdi Adalar'ın ve İstasyon Köprüsü'nün olanca kalabalığını ardımda bırakıp kendimi eve atmak için hiç bir şeyi görmüyor gözüm.

İnsan böyle uzun uzadıya aralar verip de memleketine dönünce değişen şeylere bakıp da büyüdüğünü (yaşlandığını) anlıyor. Aralardan derelerden eve dönerken yolum eskiden Arı Sineması'nın çıkışının olduğu sokağa denk geldi ve moloz yığınını görünce içim cız etti. Kılıçoğlu Apartmanı'ndaki Kılıçoğlu Sineması kapanalı da sanırım uzun süre oldu ama orası en azından yıkılmadığı için böylesi bir nostalji yaşamamıştım. Ta ki Arı Sineması'nın salonlarının bulunduğu kısmın yıkıldığını görünceye dek. Arı Sineması Eskişehir'de bir neslin sinema denen o büyülü dünyayla tanışmasına vesile olmuştur Eskişehir Bankası (ESBANK) ile birlikte. Sanırsam ilkokul sıralarındaydık o dönemler. Esbank sponsorluğunda salonların ölü olduğu haftasonu sabah saatlerinde çocuklar için filmler oynatılırdı Sarı, Yeşil, Kırmızı ve Mavi Arı salonlarında. Haftaiçi şimdi yine yerinde yeller esen Esbank'ın merkez şubesinden o salonun renginde davetiyeler alınırdı. O zamanlar Espark yoktu, kimse İstasyon Köprüsü'nün üzerinden gelip geçmezdi. Ardımızda bıraktığımız kahvaltının ardından atardık kendimizi Arı Sineması'nın o renkli salonlarına. Düşünüyorum da şimdikilerle kıyaslanmayacak kadar konforsuz ama dedim ya kişisel tarihimizde bizi Aslan Kral'la ve sinemayla tanıştıracak kadar önemli bir yerdi Arı Sineması. Hafızamı yokluyorum da son izlediğim film Komser Şekspir'di Yeşil Arı salonunda. Sonrası yolumuz hep başka diyarlara, başka salonlara zaten.



Böylesi anılar saklıdır şimdinin kadir kıymet bilmez öğrencilerinin gezdiği sokaklarda. Sorun hangisi kayıp da düşmüştür o eski Porsuk köprülerinde. Eskiden gondol ve bot değil kayıkla gezer yarışırdık Tülomsaş Köprüsü'ne kadar. Velhasıl kelam bir şehir belleklerinizde yer etmiştir ve her bir sokağı, her bir köprüsünün ayrı bir yeri vardır kişisel tarihinizde. Not ettikleriniz günlüğünüzde, hatırlayamayıp da yazdıklarınız zihninizin hep bir köşesinde.

Yine çok hatıralarımızın olduğu bir şehre doğru yol alacağız akşam babamla birlikte. Geçen hafta koreografide Nilüfer'in sesi yankılanıyordu ya Atatürk Stadı'nın her bir köşesinde. Ta uzak yollardan koşup gideceğiz İstanbul yollarına. İki dost takım Eskişehirspor ve Kasımpaşa taraftarları dolduracak o ismini anmak istemediğimiz stadyumun tribünlerini. Bir koca yaşı daha ardımda bırakrıken bir Eskişehirspor galibiyeti olacak belki de en büyük armağan. O vakte kadar o malum şarkıyı söylüyor olacağım yine.

Yorumlar

Sinemaya ilk gidişim, Eskişehir'deydi, Kılıçoğlu Sineması, Ninja Kaplumbağalar-3,sene 91 veya 92.
ziggytheking dedi ki…
Ben o seneler daha ilkokulun tozlu yollarını aşındırıyordum. Şimdi artık yeller esiyor tabi Kılıçoğlu'nun yerinde.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...