Futbol Dilencisi Junior'ın Pazar Notları#7



*Dün akşamki Eskişehirspor-Beşiktaş maçını işyerinden bir arkadaşın düğünü nedeniyle izleyemeyince Futbol Dilenciliği'ne voodoogirl'ün haftaiçi söylemesiyle haberim olan ve Cebeci İnönü'de oynanan Hacettepe-Kayseri Erciyes maçı ile devam ettim. İki pazardır Gençlerbirliği ve Hacettepe derken mevsimin güneşli ve futbola müsait zeminleri ve tribünlerinde boy gösteriyoruz.

*Dünkü maçı izleyemediğime pek yanmıyorum. Gece 3'te KoreoEsEs'in şovunu izleyip gözler nemli uykuya gittikten sonra sabah da şarkının sözlerini mırıldanarak uyandım. Bir hafta boyunca mırıldanacağım böyle "Ta Uzak Yollardan" diye.

*Evet bir hafta aynı şarkıyı söyleyeceğim ta ki pazar Kasımpaşa-Eskişehirspor maçı için İstanbul'da bulana kadar kendimi. Abime misafir olurum, tribünde babamı bulurum. Belki dönüşte taraftar otobüsüne kaynak olurum.

*Deplase olmayan, tribünde koreografide karton kaldırmamış, efendime söyleyeyim hatırası olan bir taraftar forması olmayan taraftar eksik taraftardır. Blog yazmakla olmaz o işler. Sk/por yazarı mı kesildiniz başımıza bebeler?!

*Niye Hacettepe-Kayseri Erciyesspor maçı? Çünkü Cebeci İnönü'nün mazimizde ayrı bir yeri vardır. Ve inatla iddia ediyorum, o stadyum yıkılana kadar-ki yıkılması yakındır- bizden ala taraftar görmeyecektir. Yıl 2006, takvimler Mayıs ayının 22'sinde sıcak bir çarşamba. Bankasya Ligi'ne yükselme maçları finalindeyiz. Yaklaşık 20.000 taraftar bir iş günü Ankara yollarına düşmüş. Sırf bir siyah-kırmızı o sevdayı bir üst lige çıkarabilmek için. İşte o maçın hatıralarını yad etmek ve bu güzel güneşli günleri evde tıkılı geçirmemek için düştüm Cebeci yollarına.



*Maç esnasında dikkatimizi dağıtacak bolca etken vardı. Öncelikle mevsim anormalinde 22C'lik bir sıcaklık. Sonrasında sanırsam Halkevleri'nin Kolej meydanında düzenlemiş olduğu miting. Cebeci tribünlerinin manzarasından Cemal Gürsel Caddesi'nde gelişen olayları izliyor, tepemizden sürekli geçen polis helikopterinin içinden maçın izlendiğine dair şüphe duyuyorduk. İçimden polis helikopteri sahaya inse diye geçmedi değil. Hakem bu gazla helikopterdeki polislere bile kart gösterebilirdi.

*Televizyonda izlenen seyircisiz maçlara has saha içi konuşmlara bu maçta ziyadesiyle tanık oldum. Kaleciler aşırı geveze. Herkes sakin. Orta hakem "Doğru Karar" diye bağırarak yan hakemi seyircilerin önünde tebrik ediyor. Hatta oyunculara uyup sert müdahelede bulunanlara "Daha Sakin" diye bağırıyor.

*Banliyöler dikkat dağıtan başka bir unsur. Hatta helikopterle sesleri karışıyor, hangisinin geçeceğini ayırt edilemiyor ama gazeteden kafa kaldırıp da bakılmıyor.



*Geçmiş senelere ait maç özetlerinin vazgeçilmezi skorbord içerisinde yaşayan amcalardan bu maçta da vardı. Sırf şu üstteki manzara için şu maça gittiğime değer. Bunun evi anca 2+1. Eskişehir'deki eski skorbodun içinde yaşayan amcanın villası vardı. Hatta şimdi hatırladım devrenin gösterildiği haneden atılan gol için sevindiklerini görürdünüz. Ne güzel günlerdi be.

*Maçı kısaca özetlersek 14. dakikada Hacettepe kornerden gelen topa eski Gençlerli Kulusic'in kafasıyla 1-0 öne geçti. Dakika 16'da ceza sahasında topa elle müdahale eden Selçuk Şahin kırmızı kart gördü ve Erciyes Mehmet Al'ın penaltıyı gole çevirmesiyle durumu 1-1'e getirdi. O dakikadan sonra durgunlaşır dediğim Hacettepe, Erciyes'in de ikramlarıyla 45. dakikada durumu 4-1'e getirdi. İkinci yarıda Kulusic de kırmızı kart görünce Hacettepe maçı 9 kişi tamamladı. Mehmet Al'ın 82. dakikadaki golü sadece skorbord içinde yaşayan amcanın keyfini bozuyordu.

*Maçtan sonra Kurtuluş Parkı'nın içinden geçiyordum. Mazimde oranın da ayrı bir yeri vardır. Biz uykumuzdan küfür keder kalkar Beytepe'ye giden yolun birazını yaya olarak Kurtuluş Parkı'ndan geçerdik, millet sabah yürüyüşünde olurdu. Biz kar, kış demeden yine yola düşerdik, onlar sıcak evlerinde kahvaltı keyfi yapıyor olurdu. Lafı nereye getirdim yine. Kurtuluş Parkı'ndan geçiyorken Kolej'deki mitingten içinde bolca hak, mücadele, kardeşlik, direnme kelimeleri bulunan cümleler geliyordu. Lafta güzel sizin kardeşliğiniz, direnmeniz. En güzel kardeşlik 3 yaşındaki ufaklıkla ayaküstü top oynamamız. Yerim senin laf kalabalığı kardeşliğini ben!

*Onlar Kolej'de miting yapıyorken nikahlar kıyılıyordu Kurtuluş Parkı içerisinde. Bir yanda kardeşlik naraları, bir yanda uçuşan evetler, hayırlar, dağıtılan nikah şekerleri.

Kapanışı dünkü düğünde çalınan tulumun insanın içini burkan sesi yapsın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...