Şehir Rehberi#25 Karanfil Sokak



Kadiy Amca'yı kaybedişimizin üzerine yazmışım en son iki ay önce. Demek ki iki ay içerisinde kişisel tarihime not düşecek önemde hiçbirşey olmamış. Yağız Ege büyümüş, evi taşımışım, sıcak Ankara yazında Esenboğa'ya hapsolmuş bir biçimde geçiriyordum günlerimi. Hiçbir şey yazamayacak kadar boş geçen günlerdi.

Ta ki O'nu iki senenin ardından yıkık dökük Karanfil Sokak'ta görene kadar. Nasıl olmuş da 24 maddeye kadar Karanfil Sokak'tan bahsetmemişim hayret zaten. O'nunla hem de herşeyi anlatır gibi yıkık dökük bir Karanfil Sokak'ta sıcak bir Temmuz gününün akşamüstünde görüşmek en son isteyeceğim şeydi. Karanfil Sokak özeti çok güzel geçti. Yıkık ve viran.

Yorumlar

Korhan dedi ki…
Hadi ama bu kadarcık mı? :)
geçen ay gördüm yıkık dökük halini, sıcaktan pek kızılaya gidemesem de, gittiğimde uğrama hevesinde değilim. sürekli tasarımı değişen sokakları sevmiyorum. karanfil diyince, akla dost gelir tabii hemen; demek ki bayaadır dost'a da gitmiyorum.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...