Blog Widget by LinkWithin

29 Mayıs 2009 Cuma

Bitme Süper Lig!



Kışın bahara çaldığı güneşli günlerde ısınmak için 19 Mayıs'ın Maraton tribünün güneş vuran alt taraflarına oturmak için indiğimiz pazar öğle sonrasındaki Ankaragücü-Sivasspor maçında aklımıza gelir miydi acısıyla tatlısıyla bir sezonun böyle apansızın biteceği? Bir cumartesi gününde bitmesi ise daha da hüzün verici.

Bugün ise Esenboğa'nın tozlu yollarını aşındırıp geldim. Seneye aramızda olmayacak olan iki takım olan Hacettepe ve Kocaeli'yi ve elbette ki gol krallığını Baros'tan daha fazla hakeden Taner Gülleri'yi izlemek için 19 Mayıs'a doğru yol alacağım birazdan. Eray Özer'in bir OFTAŞ-FB maçı sonrası 19 Mayıs tribünleri için yazdığı çok güldüğüm benzetmesiyle bitireyim bu sefer

Tribünler 'Ying ve Yang' gibi. Fenerbahçe'ye ayrılan yarısı neredeyse tamamen dolu, Oftaş'a ayrılan yarısı neredeyse tamamen boş. O kadar boş ki, hani kız arkadaşıyla yalnız kalmak isteyen liseli genç modeli vardır ya... Sinemaya gerek yok. Oftaş tribününe gelinebilir. Kimsecikler görmez.

Read more...

28 Mayıs 2009 Perşembe

Torture!



Hadi sen hapishane köşelerinde sürünüyorsun da be ablacım bu yukarıdaki öğrenci evinden aralıksız her gün şu sıralar gelen o şarkınla bana yapılan işkenceyle ben daha ne kadar süre yaşayabilirim?

Read more...

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Neyse ki...



Neyse ki 26 olmadı :)

Şaka bir yana sezon finali böyle olmamalıydı. Dün tribünlerdeki o kadar güzelliğin arasında o kadar gerginliği yaşamaya hiç gerek yoktu.

Trabzonlu uşaklar bir ara bize özenip de taklit etmeye kalktılar ama España'yı bizden başka kimse güzel yapamıyor be kardeşim :)

Read more...

24 Mayıs 2009 Pazar

Finale!



Lost, Earl, UEFA kupası derken bizim de Eskişehirspor tribünü açısından sezon finalini yapma günümüz geldi çattı. Bileti az önce alıp geldim. Saat 5 gibi de formayı sırtıma geçirip maça gideceğim

Read more...

The Curious Case of Boğaziçi Treni



O garip hikayesini baştan anlatalım Boğaziçi Treni'nin. Bir gün bir müsteşar eski adıyla Boğaziçi Ekspresi'ne biner. Fakat ekspresin ışığını gördüğü her ara istasyonda durması ve her trene yol vermesi üzerine sinirlenir ve kondüktörü çağırarak "Bu ne biçim ekspres? En küçük istasyonda bile duruyor. Siz iyisi mi bunun adını Boğaziçi Treni yapın" der ve sonrasında trenin adı bu efsaneden yola çıkılarak mı bilinmez Boğaziçi Treni olarak kalır ve Ankara-Haydarpaşa güzergahında durmadığı istasyon yok gibidir.

Nereden esti bu garip hikaye derseniz sabahki 7 Hızlı Tren seferine ucuz yer bulamadığım için ve o saatte gara ulaşmak zor olacağı Boğaziçi Treni'ni tercih ettim. O da sağolsun güvenimi boşa çıkarmadı YHT'nin 1.5 saatte aldığı Ankara-Eskişehir arasını tam 4 saat 5 dakikada aldı.

İsminle varol Boğaziçi Treni!

Read more...

23 Mayıs 2009 Cumartesi

Çay tabağı





Çay bardağının ekürisi olmakla birlikte dizüstü bilgisayarı soğutmak için de kullanılır!

Read more...

22 Mayıs 2009 Cuma

Dışkapı Postası#15(Konya Baskısı)

Başlıkta Konya Baskısı yazdığına bakmayın. Kürkçü dükkanı Ankara'mısa geleli 5 gün oldu ama ben Konya izlenimlerimi de ekleyeceğim bu baskı için epey bir süredir bekliyorum. Perde!



-Konya yolculuğu geçen seneki Yükselme Maçları dönüşü kullandığım Konset ile başladı. Güzel hatıralara ortak olan markalar veya yerler insanın belleğinde iyi bir hatıra bırakır. Cebeci İnönü'nün oradan geçerken banliyö treniyle Mayıs 2006'ya dönerim. Şuradaki yazının sonunda geçen final maçına. Ne gündü lan!

-Konya'nın tramvayları harbiden komik. Troleybüsü filmlerde görmüşlüğüm var ona benzettim biraz. Körüğün ortasında geçilen yerde ahşap döşemeleriyle çok eskiye götürdü beni.

-Ocakta altında su olmadan kaynayan ve yanma safhasına geçen çaydanlığın kokusunu özlemişim. Bana lisede öğleden sonra eve gelip de çaydanlığı ocakta unutup yaktığım ve annemden çok pis azar işittiğim günleri hatırlattığı için Earl ve Randy'ye teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

-Saba Tümer'in seslendirdiği Megane reklamı iğrenç. Saba Tümer'e karşı sebebini bilmediğim bir antipatim var. Gülüşünden olabilir.

-Çok güzel isimleri olan ilçeler var şu koca diyarda. Isparta'dan Gelendost ve Yozgat'tan Çiçekdağı! Daha da öğrendikçe yazacağım bunları. Hatta Gelendost'un hikayesini bundan sonra okuyacağım kitabı not düşerken yazacağım.



-O günden bu yana pek olumsuz bir düşünce kalmadı ama Konyaspor bize göstermiş olduğu düşmanperver tavırla Süper Lig'e yakışmadığını açıkça belli etti. Önce kendi seyircisinin 50 kuruş ve 1 Lira'ya girdiği tribüne bize misafir geldik diye 30TL'den bilet sattılar, sonra maç düdüğünden sonra bile üstteki resimde görülen kolonlardan bize salak marşlarını dinlettiler. Cevabımız kısa ve netti Bankasya Birinci Lig, Birinci Lig Bankasya. Hazır ismi de Bankasya, Konya'ya ve Konyaspor'a Bankasya yaraşır!

-5 dakikada Beşiktaş! Her ikisi de yaşadıkları sorunlar ve aldıkları yüklü cezalarla gündeme gelen iki isim Engin Baytar ve Batuhan Karadeniz'in 5 dakika içinde attığı iki golle maçı çevirmesini becerebildi Eskişehirspor.

-Bu sezon 3 puan alabildiğimiz üç deplasman olan ASY, Bursa ve Konya deplasmanlarında babamın tribünde yer alıyor olması da kayda değer.

-Annesi yatıya kalmaya gelince kahramanlığa çıkmayan ve eşofmanla kapıya gelen ezeli düşmanından için "Sessiz olursam zili çalıp gider" diye düşünen tırt kahraman Köpek Adam. Yavuz Öztürk yazdı, çizdi :)

-Emrah Ablak'ın geçtiğimiz iki hafta yayınlanan yol maceralarını çok sevmiştim. Tekrar Sarı Ceketliler'e döndü galiba. Yazısıyla çizgisinin eşit olmasını isterdim.

-Geçen televizyonda Banvit'ten bir amca dili sürçünce Arap yarımadası için Arap yarımküresi dedi! Otur soluklan bi yiğenim, beyaz eti fazla kaçırmışın sen :)

-Şurada B aldığımı söylediğim KPDS kredi notumu B'den 95'le A'ya yükselttim tekrar. Bu yüzden sınava girdiğim Gazi Hukuk Fakültesi'nin de mazimde artık hoş bir aksisedası var.

-Geçen sabah işten geliyorum, otobüsten iner inmez okuldan gelen zil sesinin Gülpembe olması, o güzel klibi hatırlamam ve neler neler. Sabah sabah göz pınarlarını isyana sevkettin ya eh Barış abi aşkolsun!

-Bitimi de pazar Ankara'ya gelecek Volkan Konak'tan yapalım. Bir türküye girerken söylüyordu sanırsam

Türküler, türkülerimiz
Türküsüz kurumuş dere gibiyiz
Merhemi yok yara gibiyiz
Türküler aldatmaz sizi
Hangi dilde olursa olsun.

Read more...

21 Mayıs 2009 Perşembe

Şehir Rehberi#7 Prenses



Ankara Garı'nın sahibidir o. Tanımayanlar ve yolu Ankara Garı'na düşmeyenler onu nereden bilsin! O Ankara Garı'nın müdavimi Prenses. Bir dahaki sefer daha bir dikkatli arayacaktır gözleriniz Prenses'i Ankara Garı'na vardığınızda. O ise bir trenle İzmir'e doğru yola düşmüş olacaktır belki de...

Read more...

Randilish!



Randy'nin beleş kürdan olayını bitiren Ernie'ye yazdığı not! 27. bölümle 4. sezon da bitti.

Read more...

19 Mayıs 2009 Salı

O gece bir başka seneye artık!



Başıma birşey gelmeyecekse Süper Lig'te bir İzmir takımının olmamasına üzülmüyorum! Zorla mı?

O gece bu sene diye diye inletiyorlardı ortalığı,

O gece bir başka seneye artık!

Read more...

14 Mayıs 2009 Perşembe

İnadına geliyoruz!



Konyalı'nın elleri kan içinde Hans'ı görünce "Anam avradım olsun ki Müslüman değilim" dediği gibi Konyaspor yönetimi de "Anam avradım olsun Eskişehirspor taraftarından korkuyorum" dedi

Önce misafir tribün biletlerinin 50 Türk Lirası olacağını açıkladılar. Bu mudur Mevlana'ya yurt olan şehrin takımının misafirperverliği! Sonra Biletix'te perakende satışla sadece Konya'da satış yapılmasını kararlaştırdılar. Baktılar ki bu Eskişehirspor taraftarından ve onların gazabından kaçış yok, şimdi de bir başka Ali Cengiz oyunu çıkardılar. Linkteki habere göre haftasonu yapılacak maçta Konyaspor taraftarının olduğu tribünlere nüfus kaydı Eskişehir olan seyirciler alınmayacakmış.

Geçen sene bu vakitler İstanbul'u zafer şarkılarımızla inletme planları yapıyorduk
Şimdi sıra geldi Konya'ya.

Kayseri'den, Ankara'dan, Eskişehir'den
İnadına geliyoruz ulan!

Read more...

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Tiyatro vagonda!



Devlet Demiryolları ve Devlet Tiyatroları işbirliği ile hayata geçirilen Tiyatro Vagonu "Orient Express-Şark Ekspresi" Ankara'dan yola çıkıyor. Yarın Ankara Garı'nda başlayacak 4 gün Ankara'da kalacak olan Şark Ekspresi daha sonra Haydarpaşa ve Sirkeci'de de 2 gün seyircilerle buluşacak. Sonrasında Sırbistan, İsviçre, İtalya, Slovenya, Romanya ve Almanya garlarında olacak. Şark Ekspresi'nin bu güzel yolculuğu Temmuz ayı içerisinde Stuttgart'ta sona erecek. Ben de yarın Ankara Garı'ndaki ilk gösterimde olmaya çalışacağım.

Tren hayattır.

Read more...

Futbol Dilencisi Cityhopper



Yarın 18.10 YHT ile Eskişehir'den Ankara'ya hereket. Evsahibi dayak atmazsa gece Esenboğa'yı ziyaret.

Cuma Bankasya Ligi Yükselme Maçları için Yenikent(Play-off değil). Büyük ihtimal Kasımpaşa tarafı.

Cumartesi Hacettepe-Sivasspor maçı için 19 Mayıs. Gecesinde Esenboğa'yı ziyaret. Yine cumartesi Ankara Demirspor-Göztepe maçına da niyetliyim.

Pazar 11.30'da Konya'ya hareket. Akşam 20.00'deki Konyaspor-Eskişehirspor maçı sonrası Ankara'ya dönüş.

Süper Lig hiç bitmesin!

Read more...

10 Mayıs 2009 Pazar

Şehir Rehberi#6 Fayans




Alt geçitlerindeki duvarlara dev banyo fayansları döşeyen başka bir şehir var mıdır?

Read more...

Bir tek annem olsun...



Sertab Erener'in o büyülü sesinden gelsin. Yukarıdaki notu da annem bırakmış :')

annedir yüreği fazla dayanamaz
herkes bıksa benden annem bana doymaz
öper besler beni unutur kalbinde
annem burda olsun bana bişey olmaz
hergün bakar bana kusurumu görmez
günler gece olsa o ışığı sönmez
ellerim büyüdü avuçlarında
bi tek annem olsun bana bişey olmaz..
video

Read more...

Ha uşaklar!



Eskişehir'de kolbastı değil çiftetelli oynanacak demiştik, dün provasını yaptık.


Devamı 15 gün sonra TS karşısında.

Gelin uşaklar! Şampiyonluk umutlarınız dinmeden gelin, Porsuk'a gömeceksiniz nasıl olsa!

Read more...

8 Mayıs 2009 Cuma

Crow change in IST



In JUN and JULY KBL/IST/FRA is open for both IST and FRA
pax but from FRA/IST/KBL It just open for FRA/KBL pax and just there
is a landing in IST for Crow changing & IST/KBL should be closed for
pax and reservation.



Yapma bunu Afgan kardeşim! Bir havaayolunun resmi sitesinde Karga Değişimi için uçağı İstanbul'a indirdiği yazılır mı? Ne biçim de havayoluna "dedicated stuff" olmuşum allasen? Crow değil Crew!

Read more...

7 Mayıs 2009 Perşembe

Çevik kuvvet kırmızı desene!..



Maç bittikten sonra güvenlik nedeniyle tribünde bekletilen misafir takım tribünün tezahüratlarla en büyük eğlencelerinden birisi olan Emniyet mensupları dün çıkarılan yasayla bundan böyle spor müsabakalarında görev almayacak. Adamların iyi, kötü stres attığı efendime söyleyeyim orantısız güç kullanıp halkı kendilerinden soğuttukları bir stadyumlar bir de 1 Mayıs gösterileri vardı. Bu kararı alanları cidden kınıyorum.

Üst aramasından önce üç kuruş bozuk para ve fotoğraf makinesinin pillerini ayakkabıya saklamanın kıymeti olmayacak şimdi. Öptüm byes!

Haftaya Ankaralı tüpçü abimiz Erkan Goloğlu'dan bu küçük devrim üzerine bir güzelleme çıkabilir, benden söylemesi.

Read more...

Şehir Rehberi#5 Trenle Sıhhiye'yi geçerken.

Madem kişisel tarihime not düşecek kadar önemli şeyler geçmiyor başımdan, Şehir Rehberi fikrini ortaya çıkartan kıvılcıma yer vermenin zamanıdır. Sivas'a giderken trende aklıma düşenler lokomotif Sıhhiye Köprüsü üzerinden geçerken.



Gündüzlerin kısa olduğu kış günlerinden birinde akşamüzeri Doğu Ekspresi hareket etmiştir ağır ağır Ankara Garı'ndan. Sıhhiye'ye doğru tıkırdayan vagonların melodisiyle birlikte dikkatli gözlere solda Etnoğrafya Müzesi gözükür demiryolunun sol tarafında. Arkada Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nin kubbeli çatısını bile görebilirsiniz iyi bir çocuk olup ziyaret ettiyseniz eğer. Sonrasında Adalet Sarayı, Dil-Tarih, İbn-i Sina ve Numune hastaneleri. Sağ tarafta Sağlık Bakanlığı, Abdi İpekçi Parkı ve Çankaya yönüne doğru giden otobüsler. Biraz ileride Beytepe otobüsü için bekleşen üniversite öğrencileri de görülecektir. Gecenin ayazı çökerken Ankara'ya kimimiz de bir kırmızı-siyah sevda için yollara düşmüşüzdür Doğu Ekspresi'nin sıcak vagonlaında...

Read more...

5 Mayıs 2009 Salı

Şehir Rehberi#4 Kürkçü Dükkanı



Ankara'da yaşamak, Ankaralı olmak duygusu verir insana ki, bu her şehirde rastlanılan bir durum değildir. Bu, esastan bir bağlılıktır, gönül işi gibi bir şey yani. Buradan çıkılan bütün yolculuklar mutlaka geri dönülmek üzerine kurulur. "Bıktık artık büyük şehrin havasından, gidelim güneye bir deniz kasabasına yerleşip, kafamızı dinleyelim artık" gibisinden gelecek projeleri yoktur burada yaşayanlarda. Güneye de gidilir, tatil de yapılır ama sonunda Ankara'ya dönülür mutlaka. Şehir seni terk etmezse eğer, sen terk edemezsin onu.

Hasılıkelam tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer de...

Read more...

4 Mayıs 2009 Pazartesi

gör Konya'yı...



Üzerinden tam tamına bir hafta sonra geçtikten sonra yazabiliyor olmam ne kadar içler acısı bir durum olsa da bir Konya hatırası var geçen haftadan kalan. Her ne kadar planlarımızı daha çok EsEs maçı için 3 hafta sonrasına yaptıysak da pazar akşamı ansızın gelen bu teklife kayıtsız kalamazdık. Pazartesi sabahı Dikmen'den yola çıktığımızda gidiş amacımızın Hatıra Ormanı'na ağaç dikmek olduğunu öğrenince aklıma Tolga'nın dediği "Dünya'nın bana güzel olduğu" gerçeği geldi. Tabii işsiz, güçsüz ve askerlik yapılmamış halde olan bir güzelliğin kime ne faydası dokunur bilinmez ama ben deplasman haricinde bir şehre hem de ağaç dikmek için gittiğimi öğrenince sevindim biraz. Tabii işler Konya Havaalanı'na varınca değişti. Aşağıda gördüğünüz üzere oluşturulacak Hatıra Ormanın'nın resimde gördüğünüz gibi Havaş&Türk Yıldızları Hatıra Ormanı olması ve Üs Komutanı'nın dediği gibi çölleşen Konya Ovası'nın yeşillendirilmesi konusundaki çorbadaki tuzumuz olunca anlam kazandı diğer insanların sendromlara büründüğü o yağmurlu, güneşli pazartesi günü. Türk Yıldızlar ile ilgili başka zaman yazarım çünkü onlar bu yazıya sığdırılamaz. Başka zaman anlatırım. Kendi sitelerinin linki şurda. Pilotlarla geçirilen kokteyl, anlattıkları ve üzerine öğle yemeğiyle süslenmiş şehir turu ve sonrasında yolda Mevlana şekerleri cebimizde Ankara'ya dönüş.

Eğer uslu bir çocuk olup Konya'ya havayoluyla giderseniz Hatıra Ormanı'nda dikili üç ağacımı görbilirsiniz.

Read more...

Yaz gelirken...



Radikal Cumartesi ve İki'de Coppertone reklamları çıkmaya başlamışsa sürmanşette, yaz geliyor demektir. Kutlu olsun!

Read more...

Futbol Dilencisi Junior'ın Pazar Notları#5


Gençlik Parkı Kale Arkası'ndan bulutlu Ankara manzarası


En sonuncusunu Aralık ayında yazdığım futbol notları serisine devam. Yazılmadık serilerim, paylaşılmadık tribün anılarım var.

*Bu pazar gününün futbola ayrılmış kutsal bir pazar olmasından da öte başka bir anlamı da vardı. KPDS! Sabahım köründe AŞTİ üzerinden Gazi Hukuk'ta açtım gözlerimi. Soruları hiç sıkılmadan çözdüm, belki %100 bile yapabilirim ama asıl büyük randevu haftaya yapılacak ALES'te olacak. Topu 90'a bırakmayı bırak kaleciyi mağlup etsem yeter.

*Sınav dilimiz İngilizce diye nedir bu işkence kardeşim? Okuma parçalarında bir yanda Tudor Hanedanı, bir yandan Boston Tea Party derken iyiden iyiye kültürel erozyon geçirdik. Eve dönerken dolmuşa bindim, radyoda çalan arabesk parçalar ve Magirus etkisiyle 2009'a geri döndüm.

*Tabi güneşli havanın etkisi hemen hissedildi. Madem evde duramıyordum, o halde 19 Mayıs'taki Ankaragücü-Ankaraspor maçına gitmeliydim. Bu son buluşmaları olabilirdi, tarihe tanıklık edebilirdim. Zira Mr. Göççek the Invincible hazretlerinin iki kulübü birleştirme ve şampiyonluğa koşma hayalleri var. Asırlık çınar Ankaragücü'nün düşürüldüğü hallere bakın. Bir ara gecekonduda "Ahmet Göççek" leyhine tezahürat yapıldı o derece. Zaten babası IV. Göççek geçtiğimiz hafta eğer "Ankaragücü yönetiminden haber gelmezse direk taraftarla bu işi hallederiz" dedi. Bir nevi by-pass operasyonu. 5'lik EGO ile deplasmana falan gideriz artık süper olur!

*Bugünkü maça yönelik aklımda kalan ilk olay Gecekondu'nun haftaiçi şehit düşen askerler için yaptığı sözlü yoklamadır. Önce önde birisi şehitlerimizin isimlerini okudu, "Burda" sesleriyle inlettiler. Sonra bütün grup isimleri anıp diğer tribünlere yoklama yaptırdılar. Ahmet Göççek diye bağıranlarla bu güzelliği yapanlar aynı tribün içerisinde desem inanabilir misiniz?

*Tek dileğim bu güzel anmanın seneye Diyarbakırspor'un gittiği deplasmanlarda anlamsız tepkiye dönüşmemesi. Biz Diyarbakırspor'u o armasındaki karpuzdan bilir ve tanırız, bırakalım öyle kalsın.

*Malatyaspor ligden düşünce Hrant Dink de üzülmüş müdür?

*Ankaragücü maçı 1-0 aldı, düşme hattından uzaklaştı. Nostalji yapıp radyo ile 5 farklı ile bağlandık. Ard arda gelen gollerle başımız döndü. Gücü taraftarları sevinirken babam Denizli'de yediğimiz 3 gole şahit oluyordu.

*Siz hiç mağlup bir şekilde döndünüz mü deplasmandan taraftar otobüsü içerisinde?

*Ligden düşmesi bu hafta resmileşen Cavcav serseri mayını Hacettepe'nin yerine aynı haftasonu iki tane şehir takımı olan Manisaspor ve Diyarbarkırspor'un gelmesi ne kadar manidar. Yeni deplasman hayalleri var şimdi Spil Dağı'nın eteklerine doğru ve belki de Anadolujet reklamlarında dediği gibi Diyarbakır'a gitmek uçakla.

*Tribünde namaz kılan bir amca gördüm bugün.

*Ve yine kadınlar vardı tribünde, çocuklar her daim kontenjandan. Onlar çoğaldıkça güzelleşecek stadlarımız

Read more...

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP