Futbol Dilencisi Junior'ın Pazar Notları#5


Gençlik Parkı Kale Arkası'ndan bulutlu Ankara manzarası


En sonuncusunu Aralık ayında yazdığım futbol notları serisine devam. Yazılmadık serilerim, paylaşılmadık tribün anılarım var.

*Bu pazar gününün futbola ayrılmış kutsal bir pazar olmasından da öte başka bir anlamı da vardı. KPDS! Sabahım köründe AŞTİ üzerinden Gazi Hukuk'ta açtım gözlerimi. Soruları hiç sıkılmadan çözdüm, belki %100 bile yapabilirim ama asıl büyük randevu haftaya yapılacak ALES'te olacak. Topu 90'a bırakmayı bırak kaleciyi mağlup etsem yeter.

*Sınav dilimiz İngilizce diye nedir bu işkence kardeşim? Okuma parçalarında bir yanda Tudor Hanedanı, bir yandan Boston Tea Party derken iyiden iyiye kültürel erozyon geçirdik. Eve dönerken dolmuşa bindim, radyoda çalan arabesk parçalar ve Magirus etkisiyle 2009'a geri döndüm.

*Tabi güneşli havanın etkisi hemen hissedildi. Madem evde duramıyordum, o halde 19 Mayıs'taki Ankaragücü-Ankaraspor maçına gitmeliydim. Bu son buluşmaları olabilirdi, tarihe tanıklık edebilirdim. Zira Mr. Göççek the Invincible hazretlerinin iki kulübü birleştirme ve şampiyonluğa koşma hayalleri var. Asırlık çınar Ankaragücü'nün düşürüldüğü hallere bakın. Bir ara gecekonduda "Ahmet Göççek" leyhine tezahürat yapıldı o derece. Zaten babası IV. Göççek geçtiğimiz hafta eğer "Ankaragücü yönetiminden haber gelmezse direk taraftarla bu işi hallederiz" dedi. Bir nevi by-pass operasyonu. 5'lik EGO ile deplasmana falan gideriz artık süper olur!

*Bugünkü maça yönelik aklımda kalan ilk olay Gecekondu'nun haftaiçi şehit düşen askerler için yaptığı sözlü yoklamadır. Önce önde birisi şehitlerimizin isimlerini okudu, "Burda" sesleriyle inlettiler. Sonra bütün grup isimleri anıp diğer tribünlere yoklama yaptırdılar. Ahmet Göççek diye bağıranlarla bu güzelliği yapanlar aynı tribün içerisinde desem inanabilir misiniz?

*Tek dileğim bu güzel anmanın seneye Diyarbakırspor'un gittiği deplasmanlarda anlamsız tepkiye dönüşmemesi. Biz Diyarbakırspor'u o armasındaki karpuzdan bilir ve tanırız, bırakalım öyle kalsın.

*Malatyaspor ligden düşünce Hrant Dink de üzülmüş müdür?

*Ankaragücü maçı 1-0 aldı, düşme hattından uzaklaştı. Nostalji yapıp radyo ile 5 farklı ile bağlandık. Ard arda gelen gollerle başımız döndü. Gücü taraftarları sevinirken babam Denizli'de yediğimiz 3 gole şahit oluyordu.

*Siz hiç mağlup bir şekilde döndünüz mü deplasmandan taraftar otobüsü içerisinde?

*Ligden düşmesi bu hafta resmileşen Cavcav serseri mayını Hacettepe'nin yerine aynı haftasonu iki tane şehir takımı olan Manisaspor ve Diyarbarkırspor'un gelmesi ne kadar manidar. Yeni deplasman hayalleri var şimdi Spil Dağı'nın eteklerine doğru ve belki de Anadolujet reklamlarında dediği gibi Diyarbakır'a gitmek uçakla.

*Tribünde namaz kılan bir amca gördüm bugün.

*Ve yine kadınlar vardı tribünde, çocuklar her daim kontenjandan. Onlar çoğaldıkça güzelleşecek stadlarımız

Yorumlar

iddaa dedi ki…
güzel bencede genel olarka öyle zaten

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...