Dışkapı Postası#16



Not defterinin aralarında kalanlardan geliyor Dışkapı Postası'nın 16. sayısı. Bursa'yı da ayrı bir severim zaten. O yüreklere saygı bizden!

-Para varken zaman yok idi, şimdi zaman çok ama bu sefer de para yok. Abime hayırlı bir iş için Sultandağı'na gittiğimizde komşu Akşehir'i ve Nasreddin Hoca'nın mezarını görmeyi çok istemiştim ama olmamıştı. Cumartesi Haydarpaşa'dan kalkan Gülmece Treni'nin Akşehir'e varmasıyla 5-10 Temmuz arasında gerçekleşecek olan Akşehir Nasreedin Hoca Festivali başlamış. Şimdi çulsuzum ama ahdım olsun gidip o "Dünyanın merkezi burasıdır" yazılı taşa çıkmazsam!

-Geçenlerde inflack yazmıştı Eskişehir-Ankara karayolundaki ilginçliklerden birisi olan Mihalıççık ilçesini. Ben de demişim ki o yolda her şey dev. Dev asker, dev rulman ve elbette dev Trabzon ekmekleri.



-Trenle yanından geçerken her daim andığımız Yunusemre'nin üç mezarı vardır. Bunlardan birincisinde duramaz ki bu ana rahmini temsil eder. İkincisinde kalamaz, dünya malında gözü yoktur. Üçüncüsünden kalkamaz, işte o ahiret hayatıdır. Yukarıdaki resim ilk mezarına ait ve demiryolu görülmekte.

-Nikefootball.com'un açılış sayfasında yöreye özgü ayrım var. Avrupa ve bilimum diğer ülkelerin yanında bildiğimiz futbol topu, ABD'nin yanında Amerikan futbolu topu var. Hayır bir de İspanya'yı yendiklerinde futbolu da soccer yaptılar. Evlere şenlik!

-Polatlı'da Red Kit diye bira salonu var. İçerisinde hiç Red Kit resmi var mı çok merak ediyorum. Bir gün elbet yolum düşecek!

-Ankara-Eskişehir arasındaki demiryolunda kilometreyi gösteren sarı tabelalar var. Onlar bana 2004'te yaşanan Hızlandırılmış Tren faciasını hatırlatır. O kazadan sonra döşendi o tabelalar! Bir musibet, bin nasihat!

-O kazalarla trenlerimize edebiyatçılarımızın isimlerini vermeyi de bıraktık. Yakup Kadri ve Yahya Kemal trenleri benim hatırlayabildiklerim.

-Taa ne zaman bindiğim dolmuşun birinde "0-6 yaş arası çocuklarınıza ücretsiz" yazıyordu. Buna birşey demiyorum artık!

-Hacettepe-Kocaelispor arasında oynanan ligin son hafta maçında gerçek çıt çıkmayan saygı duruşu görmüştüm ben. Sahalarımızda ve tribünlerimizde az rastlanır hareketlerden.

-Bir arkadaşın arabasıyla Esenboğa'ya gidiyoruz. Sol şeridin daimi koruyucusuyuz. Artık son yaklaşmada olan bir uçağı görüp "Aha da kimle yarışacağımı buldum" diyerek kalkışa geçmesi!

-The Office'in bir bölümünde geçen güzel bir uygulama. Ülkemizde örneği var mı acaba? Uygulama "Take your daughter to work day". Ben babamın nasıl bir ortamda çalışıp ne yaptığını 16 yaşındayken falan görebilmiştim ve biliyorum ki her çocuğun içinde bir merak vardır bu yerlerle ilgili. Keşke bizde de görsek bu tip şeyler.

-Bir harici harddiskin en önemli özelliği fiyatı veya rpm özelliği değil çıkardığı sestir. Bizimkisi maşallah buzdolabı ile yarışıyor. Buradan harrdisk üreten firmalara sesleniyorum. Bir harddiskin en önemli özelliği sessiz çalışmadır!

-Çok resimsiz oldu evet ama kapanışı Keçiören'deki Cumhuriyet Kulesi yapsın. Çok güzel manzarası vardır bunun.

Yorumlar

Robaggio dedi ki…
parça parça gideyim..
hacettepe kocaeli maçında çıt çıkmaması ile ilgili anladığımız şudur ki ülkemizde saygı duruşunda çıt çıkmamasının tek yolu tribünlerin boş olması :))
Yunus Emre müthiş..
The Office'teki uygulama bizde var zaten ama bu şekilde resmi bir tezahürü yok..SSK'da işim olduğunda görmüştüm küçük kızın biri bankonun arkasında boyama kitabı ile uğraşıyordu :)) Bizim şirketten hiç bahsetmeyeyim kreşe döndü resmen. zaten bizde öyle bir gün ilan edilse kesin o gün kimse getirmez çocuğunu ertesi gün getirir, düzene uyan kötü hisseder kendini :)
Bu arada bir haftalığına Eskişehirdeydim zaten seviyordum da açıkça ifade edeyim aşığım ben bu şehre, İzmir'le yarışacak kıvama gelmiş resmen, özellikle kızları :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...