Blog Widget by LinkWithin

31 Mart 2009 Salı

Şehir Rehberi#1 Artakalan

Barış Bıçakçı'nın Baharda Yine Geliriz kitabından sevdiğim bir bölümdü Şehir Rehberi. Ankara'nın bir 5 sene daha Gökçek'e teslim edilmiş olması şehrin kendisine olan bağlılığımızı azaltmayacak elbet. Böyle Ankara'ya dair küçük notları paylaşacağım zihnimde biriktikçe. İlki serinin başlangıcı olmasından dolayı biraz kişisel ve eski bir ilişkiden artakalanları da anımsattığı için ismi Artakalan. Resim ise yağmurlu bir sonbahar günü bulutların ardında batan Güneş ve AKM metro durağı civarı.



...sonra gözlerim doluyor aniden bir şarkıyı duyuyorum içeride radyodan. sulugöz sakızlar vardı biz çocukken. sanki bi tanesi sürekli ağzımda gibi. güneş bi garip battı ben kaledeyken. güya senle kaleye de çıkacaktık. ben bi keresinde çıktığımda küçük bi kız yanıma gelip ingilizce rehberlik yapmıştı. ben de sana ingilizce rehberlik yapacaktım, 3000 yıllık tarihini anlatacaktım bu koca şehrin, bu tatsız bozkırın. ama olmadı işte. insanoğlu kuş misali diyoruz ya hep öyle işte. uçaklar iniyor uçaklar kalkıyor, trenler kalkıyor istasyonlardan, peşlerinden bakan bir çift göz nemli, acı düdükleri kondüktörlerin yankılanıyor peronlarda. vuslatlar, ayrılıklar. el sallayanlar, gözleri nemli, saklanmış kenarlara köşelere en derin en saf duygular, açığa çıkacağı günü bekliyor hep olduğu yerde. içimde çağlayanlar boşalıyor. hepsi birarada, hepsi içiçe. lakin hayat bu işte....

Read more...

30 Mart 2009 Pazartesi

Olmadı İsmayil



İha'dan alıntı;

İsmail ilk kez helikoptere biniyordu ve çok da heyecanlıydı. Bölge müdürünü arayarak şunları söyledi: Ağabey ben hiç helikoptere binmedim, partiden beni davet ettiler helikoptere binmeyi çok istiyorum izin verirseniz ben Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte mitinge gidebilir miyim?

İçimde bir umut vardı kurtulacağına dair. Askerliğini komando olarak yaptığını okumuştum. Bu son yaptığın acı haber hiç olmadı İsmayil.

Nurlar içinde yat.

Read more...

29 Mart 2009 Pazar

Dışkapı Postası#13

2009 seçiminin ekrandaki galibi Ntv'de Mirgün Cabas dev i-phone ile oynayadursun ben seçime el ayak sürmeden defterimde bekleşen notlarımı yazayım. Dışkapı'da hayat serisinin 13. serisi geliyor!

*Karaman Akdeniz Bölgesi'ne dahilmiş. Mirgüncüm İç Anadolu'da ararken bulamadı bizler de bu vesileyle öğrenmiş olduk.

*Maganda kelimesinin nereden türediği aklınıza gelmiş miydi hiç? Ben de düşünmemiştim. Ta ki Cuma günü R.T.E'nin karşısına geçip sorular soran Banu Güven 7 Mart'taki köşesinde yazana kadar. Gırgır'dan Nuri Kurtcebe'nin Sivas'ta askerlik yaptığı sırada halkın Miki'ye Mıkı demesinden türemiş bu kelime.



*Beyaz Takkeli Bina olarak andığım Kore Şehitleri Anıtı etrafında demlenen Beşiktaşlıları görmüştüm Kayseri'ye giderken. Hayat cidden çok garip!

*Büyük şehirlerin geceleri uyuyan büyük istasyonları. İstanbul'da Haydarpaşa ve Sirkeci, Ankara Garı bunlara örnek.

*Ankara Garı'nda Büvet yazan bir büfe var hala!



*Şu adreste ikamet eden ve Ege Denizi'nde hayatlarını kaybeden göçmenler sorununa bir çözüm bulunması için kurulmuş bir site Kayiki. Ege'nin her iki yakasından bu konuya duyarlı insanlar tarafından kurulmuş ve göçmenlere karşı kayıtsız değiller. Hepimiz aynı gemideyiz diyorlar. O siteyi görünce aklıma bizim Afgan mülteciler gelmişti. Benden daha küçük birinin kartını almak için elimi uzattığımda elimi sıkmasını hiç unutamam. Uçak her zamanki gibi geç kalınca akşam 5'ten sabah 8'e kadar aç kaldıklarını, sonra kaçıp geldikleri ülkelerinin durumlarını düşünürsek eğer söz söylemeye hakkımız yok sanırım. Sezen Aksu'dan hepimiz için geliyor Masum değilizhiç birimiz...

*Yunusemre'yi benimseyememiş olmak ve onun hayatını geçirdiği toprakların bu devirde böylesi duruma düştüğünü görmek. Yolüstündeki Yunusemre istasyonundaki dizelerini taşıyorum şimdi de buraya.

Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil


*Birisi siyah, birisi mavi iki Parker kalemim var. Başka kalemle yazmam abi! Takıntı hepimizde diz boyu!

*Ruşen Çakır NTV'yi satın mı almış? Adama utanmasalar maç yorumu bile yaptıracaklar?

*Tipik acil çıkış koltuğu veya uçağın ön tarafı saplantılı yolcular. Bu ön tarafa mevzusunu daha önce KTHY yolcular üzerinden işlemiştik. Bu sefer de kucağındaki bebeğiyle acil çıkış sırasından yer isteyen gurbetçi aile babasına değinelim ve eğer burayı okuyorsa kendisini acil çıkış sırasındaki koltukların niye geniş olduğu konusuna bilgilendirelim. Acil çıkış sıraı sen ve ailen rahat edesiniz diye geniş değil. Bu sıradaki koltuklar adı üzerinde acil durumlarda çıkışı kolaylaştırmak adına sağlık problemi olmayan ve çıkışı kolaylaştıracak yolculara verilir. Böyle biline!

*Bahar geliyor da bana mı geliyor diyip çiçek açan ağaç resmiyle bitireyim bu yazıyı da

Read more...

28 Mart 2009 Cumartesi

Esenboğa'dan kareler


Akşam saat 8'de yatıp da sabah 6.30 gibi güne başlarsanız bilgisayarı açınca da yapacağınız ilk şey "Bu güne bir değişiklikle başlamalıyım" gibisinden saçma bir laf olur. Olan o değişiklik ise her türlü yazının bir yerinde ortaya çıkan Esenboğa fotoğraflarını başka bir günlüğe aktarıp orayı da yeni bir şablon ile süslemek olur. Linki aşağıda. Cümleten hayırlı olsun!

esenbogadailyphoto.blogspot.com

Read more...

22 Mart 2009 Pazar

Seeen olmasan CinCon!



Resmi Mert Abi'nin blogundan buldum.

Boğazın Kırmızı Şimşekleri'ne ve o tribündeki babama sevgilerle!

Erol Evgin'den sarı-kırmızı tayfaya gelsin.

Sen olmasan CinCon
Ah bu hayat çekilmez!

Read more...

19 Mart 2009 Perşembe

Akbilimiz kalmamış Galatasaray!



Finale metrobüsle gideceğiz Galatasaray!
Akbilimiz kalmamış Galatasaray!
Hayallerimizi süslüyordu hep
Bir kupayla bir de sırça saray!

:)

Read more...

15 Mart 2009 Pazar

Mücayit!


ziggy:
geçen erbakan'ın kızı vardı televizyonda
ziggy:
aynı ses tonu, aynı erbakan bakışları!
ziggy:
çocukluğuma döndüm oğlum

öküz:
lan Refah seçildiği gece
öküz:
ben ağlamıştım lan
öküz:
padişahlar gelecek bizi asacak diye :)


Biz büyüdük ve kirlendi Dünya!

Read more...

Bozuk plak!



Pazar ekranında birşey olmayınca nelerle meşgul oluyoruz! İsmi lazım değil bir RTE çıkmış canım İzmir'de almış eline 1940 yılından kalma bir kimlik, şekerin ekmeğin karneyle verildiğinden dem vuruyor. Sen kazanın kaynadığı o yıllarda memleketi savaştan uzak tutabilmiş, Türk'ün makus talihini I. ve II. İnönü Savaşları'nda tersine çevirmiş İsmet İnönü'nün tırnağı olamazsın. Van münitlerle, saptırmalarla ülke yöneten zihniyetine yukardaki Elvis plağından sesleneyim: Dont cry RTE, pliz!

Read more...

Eskişehirspor:1-Emre Toraman:2




ESKİŞEHİRSPOR: 1 - BURSASPOR: 2

Stat: Atatürk

Hakemler: Selçuk Dereli,

Goller: Dk. 15 ve Dk. 37 Emre Toraman (Kendi kalesine), Dk. 62 Vucko (Eskişehirspor)

Kalın yazdığım iki isim aşağıdaki resimde göreceğiniz üzere karlı, güneşli bir garip bu güzel günü bize bildiğin zehir ettiler. Emre Toraman'ın forması bağrının ortasından aşağıya doğru rahat bir 20 santimetre yırtılmıştı, oyundan alınırken ağladını görenler olmuş. Bir futbolcunun başına gelecek en kötü şey. Tohuma can veren yüce Allah'ım sen bu garip futbol dilencisine bir daha böyle 3 gol atıp yenildiği ve kısık sesle eve döndüğü acı bir gün yaşatma! Sübhaneke dinimiz amin!

Read more...

Cityhopper!



*Sarı Mersedes'te gariban makinistle yarışan Alamancı Bayram, artiz Bayram! Hadi şimdi gel de yarışalım lan! Hızlı Tren'in tozunu yutarsın ancak :) Kalakalırsın öyle Balkız'la başbaşa.


(Penguen'deki Bir Barış Atar silsilesindeki Görgüsüz tonunda)Ressmen Hızlı Trene bindim ha, uçuyorum şu an!

Başlık KLM'in kısa hatlar için kurmuş olduğu şirketin isminden aparma. Sabah yazmıştım banliyömüz ilan edilen Ankara'ya gidiyorum diye. Dönüş yolu çetrefilli de olsa YHT hakkında yazacak çok şeyim var.

*11:35'te Eskişehir'den kalkış. Zamanında!

*Tren tanıtım seferi nedeniyle indirimli olmasının da etkisiyle tıklım tıklım. Fiyat 16TL seviyesine geri çıktığında bu doluluk oranlarını yakalayabilirlerse büyük başarı.

*Saat 11:47 itibariyle tren 248 km/h hıza ulaşmış durumda. Tepedeki ekranın köşesindeki bu hız insanın üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor. Hayır bir uçağın pistten havalanması için 260km/h'nin yeterli olduğu düşünülünce rakibin niye THY olduğu anlaşılıyor!

*Rakip THY dediysem de tevekkeli değil. Uçak kabinlerinde görmeye alışılan başüstü dolaplar, sırmalı makinist ceketleri, kondüktör yerine kabin amirleri, business/economy class ayrımları YHT'nin gelecekteki rakibinin kara değil hava taşımacılığı olduğunu gösteriyor. Bir gelenek olarak geç kalınmış bir hamle.

*Hava taşımacılığına rakip bile olsanız kurum olarak TCDD çok daha köklü bir geçmişe sahip. TCDD 1856'da, THY ise DHY olarak 1933'te kurulmuş. Lafı nereye getireceğim. Trenin iki ayrı sınıf vagonunu "business/economy class" olarak isimlendirmelerine gerek yoktu. Her ne kadar trenlerin modernleşmesiyle bu kavramlar kaldırılmış bile olsa Birinci mevki/ikinci mevki tanımlamaları çok daha yerinde olurdu. Zaten konvansiyonel hatta çalışan çoğu trenin aksine YHT'nin economy class vagonlarında 2+2 koltuk dizilimi var. Olmamış TCDD, şeytan ayrıntıda gizlidir.

*Trenlerdeki mevki ayrımından bahsetmişken Nazım Hikmet'in Giden şiirini buraya almamak olmaz.

İstasyonun
üçüncü mevki bekleme salonunda
siyah başörtülü,
çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor..
Gece ve kar pencerelerde.
Bir şarkı söylüyorlar içerde!..


*Tepedeki TV ekranında The Dark Knight var. Altyazı yok, dublaj yok. Yolculuk süresi zaten 90dakika! Oldu olacak bir bölüm Lost veya Dr. House oynatın. Ben bunu öneri olarak yazayım TCDD'ye!



*12:21'de hızlı tren şurada -Eskişehir-Ankara arasını hem tren hem otobüsle geçerken Polatlı yakınlarındaki 31 metrelik o dev Duatepe Mehmetçik Anıtı'nı görmemek imkansız. Sakarya Meydan Muharebesi'nin de geçtiği bölgede yer alan ve Türk Ordusu'nun Yunan İşgal Ordusu'na Ankara öncesi "Dur" deyişinin en önemli safhası olan bu muharebe anısına dikilen heykel geçtiğimiz aylarda açılmıştı

diyerek bahsettiğim ve şimdi resmini koyduğum Duatepe Mehmetçik Anıtı'nın altından geçiyor ve saat 12:23'te Polatlı'yı geçiyoruz.

*Sonradan bitmeyeceğini anlayıp filmi kapattılar.

*13:04'te Demiryolları refah ve ümran tevlit eder diyen Atatürk'ün Anıtkabir'i gözüküyor.

*13:05'te Ankara Garı'ndayız. Salak Milyoner filmindeki o dört biraderin Kayseri'den yürüyerek gelip de "Ankara" tabelasını görünce sevindikleri geldi aklıma. Tabela da yok, Kemal Sunal da.

Kapanışı da dönüş yolundan bir anıyla yapalım. Sincan'dan binen satıcı bir hışımla vagona girer ve arkadaki anne oğulla aralarında şu öldüren diyalog geçer;

Simitçi: Eeevet akşam simidi var ayran var. Sıcak simitler.
Anne: Bir simit alabilir miyiz?
Çocuk: Anne ayran da varmış
Simitçi: Ayran kalmadı!

Ziggytheking: Mavi ekran!

Maç mı? Sivas 2-0 aldı!

Read more...

14 Mart 2009 Cumartesi

Hızlı tren değil Banliyö!



Baktık ki Ankara'yı Eskişehir'in banliyösü ilan etmişler üstüne bir de 5TL fiyat biçmişler bize de YHT ile Ankara'ya gidip Ankaragücü-Sivasspor maçını izlemek, biraz gezip gelmek düşer. Geçenlerde bir arkadaşın dediği gibi "Dünya bana güzel!"

Not defterinde birikenleri akşama yazabilsem bir de?

Read more...

13 Mart 2009 Cuma

Başbakanını seven Çocuk/Eskişehir Version!



Hızlı trenle cümbür cemaat Eskişehrimize geldin
250 kilometreyi devirdin de geçtin
Uçağın, helikopterin şimdi de oldu hızlı trenin
İyi güzel de hani nerede senin Kemal abin!

Boynuna geçirmişler bir Siyah/Kırmızı atkı
Velev o kara sevda sana hiç yakıştı mı!
Dedin ki "Eskişehir'i marka yapacağız"
"Şehir Eskişehir'dir" dedik, yoksa kulağın duymadı mı?

Read more...

12 Mart 2009 Perşembe

Şehir Eskişehir'dir!




Yılmaz Büyükerşen ve ekibi yarınki RTE ziyareti öncesi süper bir çalışma yapmış! Ankara'dan sıkılan RTE ve birtakım ekibi yarın hem de YHT ile Eskişehir'e geleceklermiş! İ. Göççek'i de getirin şehir görsün!

Read more...

11 Mart 2009 Çarşamba

Ayraç#6



Atatürk tarafından maden mühendisliği okumak üzere Almanya'ya gönderilen, beşi de başarılı birer lise öğrencisi... Türkiye'ye döndüklerinde çeşitli fakültelerin kuruluş kadrosunda yer alacak olan bu gençlerin, II. Dünya Savaşı öncesi Nazi Almanyası'nda yaşadıkları, bir belgesel oluşturacak kadar ilginçtir.

Aslında Avcılar hatırası olan bu kitabı bitireli ve başka mecralara akalı çok oldu ama yine de not düşmem gerek. Nazi toplama kampı yolundan okudukları dualarla dönen bu beş gencin hatıraları ve mektuplarıyla 1940lar Almanyasına bir geçiş yapmıştım. Ara vediğim Türkiye'nin Şehirleri serisine devam etmek istiyorum ama teğet geçen bir kriz var!

Read more...

5 Mart 2009 Perşembe

Lafleur



Mad Men S02E03'te Jimmy Barrett adlı komedyen olarak gördüğümüz bu arkadaşı Dharma Girişimi içerisinde adaya düşmüş olarak gördük ya daha ben ne diyim!

Aşağıdaki konuşma kendisinin Utz için çekmiş olduğu reklam filmi sırasında stüdyoya giren patronun biraz toplu olan karısı için geliyor! Daha sonra Don Draper ne taklalar atmıştı arayı tekrar yapmak için.

Here we are in Lakehurst, New Jersey,
watching as the great airship Hindenburg
attempts to tie off its mooring mast
and... Oh, my God!
She suddenly burst into flames!

God! Look at the size of it!
It's horrible! The humanity!
Get sitting bull on the phone.
We found the last buffalo.
Get a wider lens, right?
We want to shoot her in cinema fat.

Read more...

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP