Blog Widget by LinkWithin

15 Mart 2009 Pazar

Cityhopper!



*Sarı Mersedes'te gariban makinistle yarışan Alamancı Bayram, artiz Bayram! Hadi şimdi gel de yarışalım lan! Hızlı Tren'in tozunu yutarsın ancak :) Kalakalırsın öyle Balkız'la başbaşa.


(Penguen'deki Bir Barış Atar silsilesindeki Görgüsüz tonunda)Ressmen Hızlı Trene bindim ha, uçuyorum şu an!

Başlık KLM'in kısa hatlar için kurmuş olduğu şirketin isminden aparma. Sabah yazmıştım banliyömüz ilan edilen Ankara'ya gidiyorum diye. Dönüş yolu çetrefilli de olsa YHT hakkında yazacak çok şeyim var.

*11:35'te Eskişehir'den kalkış. Zamanında!

*Tren tanıtım seferi nedeniyle indirimli olmasının da etkisiyle tıklım tıklım. Fiyat 16TL seviyesine geri çıktığında bu doluluk oranlarını yakalayabilirlerse büyük başarı.

*Saat 11:47 itibariyle tren 248 km/h hıza ulaşmış durumda. Tepedeki ekranın köşesindeki bu hız insanın üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor. Hayır bir uçağın pistten havalanması için 260km/h'nin yeterli olduğu düşünülünce rakibin niye THY olduğu anlaşılıyor!

*Rakip THY dediysem de tevekkeli değil. Uçak kabinlerinde görmeye alışılan başüstü dolaplar, sırmalı makinist ceketleri, kondüktör yerine kabin amirleri, business/economy class ayrımları YHT'nin gelecekteki rakibinin kara değil hava taşımacılığı olduğunu gösteriyor. Bir gelenek olarak geç kalınmış bir hamle.

*Hava taşımacılığına rakip bile olsanız kurum olarak TCDD çok daha köklü bir geçmişe sahip. TCDD 1856'da, THY ise DHY olarak 1933'te kurulmuş. Lafı nereye getireceğim. Trenin iki ayrı sınıf vagonunu "business/economy class" olarak isimlendirmelerine gerek yoktu. Her ne kadar trenlerin modernleşmesiyle bu kavramlar kaldırılmış bile olsa Birinci mevki/ikinci mevki tanımlamaları çok daha yerinde olurdu. Zaten konvansiyonel hatta çalışan çoğu trenin aksine YHT'nin economy class vagonlarında 2+2 koltuk dizilimi var. Olmamış TCDD, şeytan ayrıntıda gizlidir.

*Trenlerdeki mevki ayrımından bahsetmişken Nazım Hikmet'in Giden şiirini buraya almamak olmaz.

İstasyonun
üçüncü mevki bekleme salonunda
siyah başörtülü,
çıplak ayaklı bir çocuk yatıyor..
Gece ve kar pencerelerde.
Bir şarkı söylüyorlar içerde!..


*Tepedeki TV ekranında The Dark Knight var. Altyazı yok, dublaj yok. Yolculuk süresi zaten 90dakika! Oldu olacak bir bölüm Lost veya Dr. House oynatın. Ben bunu öneri olarak yazayım TCDD'ye!



*12:21'de hızlı tren şurada -Eskişehir-Ankara arasını hem tren hem otobüsle geçerken Polatlı yakınlarındaki 31 metrelik o dev Duatepe Mehmetçik Anıtı'nı görmemek imkansız. Sakarya Meydan Muharebesi'nin de geçtiği bölgede yer alan ve Türk Ordusu'nun Yunan İşgal Ordusu'na Ankara öncesi "Dur" deyişinin en önemli safhası olan bu muharebe anısına dikilen heykel geçtiğimiz aylarda açılmıştı

diyerek bahsettiğim ve şimdi resmini koyduğum Duatepe Mehmetçik Anıtı'nın altından geçiyor ve saat 12:23'te Polatlı'yı geçiyoruz.

*Sonradan bitmeyeceğini anlayıp filmi kapattılar.

*13:04'te Demiryolları refah ve ümran tevlit eder diyen Atatürk'ün Anıtkabir'i gözüküyor.

*13:05'te Ankara Garı'ndayız. Salak Milyoner filmindeki o dört biraderin Kayseri'den yürüyerek gelip de "Ankara" tabelasını görünce sevindikleri geldi aklıma. Tabela da yok, Kemal Sunal da.

Kapanışı da dönüş yolundan bir anıyla yapalım. Sincan'dan binen satıcı bir hışımla vagona girer ve arkadaki anne oğulla aralarında şu öldüren diyalog geçer;

Simitçi: Eeevet akşam simidi var ayran var. Sıcak simitler.
Anne: Bir simit alabilir miyiz?
Çocuk: Anne ayran da varmış
Simitçi: Ayran kalmadı!

Ziggytheking: Mavi ekran!

Maç mı? Sivas 2-0 aldı!

3 yorum:

ix 15 Mart 2009 11:20  

Joker için altyazıya, dublaja ne hacet :)

sinem 15 Mart 2009 13:18  

sevdiğim bir blogda postun bir kısmını önceden okumuş olmak çok acayip bir zevkmiş, teşekkür ederim :)

ziggytheking 15 Mart 2009 16:34  

@murty,

Kendim için birşey istiyorsam ne olayım? :) Joker Fikret Kuşkan'ı gördün mü?

@sinem,

Hem de Alamancı Bayram'dan sonraki en eğlenceli yeriydi orası. :)

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP