Bir umut




Bünyesinde bir okutman olabilmek umuduyla yollarına düşeceğim bu sabah ODTÜ'nün. Başkalarının metroda veya otobüste meşhur "pazartesi sendromunu" atlatmaya çalıştığı saatlerde kendime karın ağrısı bulmak ve uzun zamandır birbirinden pek de farkı kalmayan pazartesi günlerimi sendromlu, cuma günlerimi ise keyifli yapmak için Ankara'ya, İzmir'e, Kayseri'ye ve elbet İstanbul'a evraklarımı göndereceğim Recep İvedik tarzı bir söylemle "Beni seç" diye. Ve aklıma gelecek o şiir;

PAZAR AKŞAMLARI
Şimdi kılıksızım, fakat
borçlarımı ödedikten sonra
ihtimal bir kat da yeni esvabım olacak
ve ihtimal sen
yine beni sevmeyeceksin.
bununla beraber pazar akşamları
sizin mahalleden geçerken,
süslenmiş olarak,
zannediyor musun ki ben de sana
şimdiki kadar kıymet vereceğim ?


Orhan VELİ

Yorumlar

pazar akşamlarını sevmem, illa ki sıkıntılıdır; istisnasız hepsi... pazartesi sendromundan çok pazar akşamı sendromu yaşıyorum ben.

Üniversite de çalışmak, iyidir iyi...
ziggytheking dedi ki…
şampiyonluk marşlarıyla istanbul inönü'den geçtiğimiz pazar hariç
hiçbir pazar güzel olmamıştır. belki bizimkiler varken biraz daha güzeldi.

üniversitede çalışmak Ankara'da ise iyidir. Kayseri benim neyimeyse? :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...