Dil Yaresi



Her türlü yazı türünü bir şekilde kendime uygulayıp da Hakkı Devrim'in Dil Yãresi'ni mi kusur bırakacaktım? Bir de Orhan Gencebay'ın Dil Yarası şarkısı var ama NTV Yuva belgeselinin reklamında "Batsın bu Dünya" çaldığından beri Orhan Gencebay dinleyemiyorum. Nasıl bir akıldır yareppim o Yuva belgeseli için arka planda Müslüm Baba'nın Haydar Haydar'ı!(dinliyorum esince evet!) "Kah çıkarım gökyüzüüüüüneeee seyreder aleeeem beni..." Arada bildiğimiz o NTV kalıbından çıkınca iyi oluyor. Belgeseli daha izleyemedim o ayrı mesele.

Nerelere geldim yine? Yukarıdaki fotoğrafın son günlerdeki kaynayan Ankara ile ilgisi yok. Obama geldiği gün bile söyleyeceğim vardı bugün gördüklerimden sonra yine yazasım geldi. Yukarıdaki resimde gördüğünüz hakili, beyazlı ve mavili rütbeli adamların! simültane tercüme için kullanılan kulaklığı yok! Adamlar çağı takip ediyorlar. Konuşan Amerikan Başkanı değil İngilizce'nin tozunu attıran Feriştah bile olsa simültane tercümeye ihtiyaç duymuyorlar. Vekil ve hükümet sıralarında ise Van Münitçüler ve taifesi ise simültane tercümeye muhtaç!

Aynı şekilde bugün gitmiş olduğum pasaport eğitiminde "uluslararası havalimanı"nda çalışan pasaport polislerinin bir gram İngilizceleri yok. Yolcunun derdine çözüm bulmayı bırak, ne amaçla ülkeye geldiğini sormaktan acizler. Demek ki neymiş iş havalimanının girişine uluslararası yazmakla bitmiyormuş! Demek ki iş Taksim'i işçiye kapatmakla bitmiyormuş! Sürerler adamı öyle Osmaniye ellerine.

Ondan sonra gelsin Van münitler, gitsin topraklar. Dert mi?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...