İlber Hoca ve İstanbul


Dünkü Milliyet Pazar ekinde İlber Ortaylı ile havadan yapılan bir İstanbul turu ve İlber Ortaylı'dan esintiler vardı. Son tespitiyle çok acı bir tespitte bulunmuş aslında.

Mesela Boğaz'ı sevmek "İstanbul sevgisi" olabilir mi?
Ne Boğaz'ı sevmesi, o rakıyı seviyor. Boğaz dediğin ayrı bir uygarlık. Rakıyla balığı kadın ninem de sever ama Boğaz demek o değil ki. Ya da yol boyunca araba çekip mangal mı yapmak Boğaz sevmek? Boğaz başka bir medeniyet. Acaba bir sokağını merak edip girip yürümüş mü, binalarını merak etmiş mi, bir taşına dokunmuş mu, açıp okumuş mu, tarihini araştırmış mı... Onun derdi ya Boğaz'da rakı içmek, ya mangal yapmak ya da buradan para kazanmak.

-Tabii bıraksan Topkapı'nın yanına bile gökdelen diker bunlar.

Bir tepe nasıl böyle oyulabilir sizce?
Mendeburluklarını tatbik etmedikleri bir kilometrekare dahi yok da ondan.

Bu geziden aklınızda en çok ne kalacak?
Ne Süleymaniye ne Topkapı... İstanbul'un asıl meselesi ormanlarının içine girilmesi, çarpık yapılaşma ve görgüsüz burjuvazi. Gökyüzünden rezalet çok daha iyi göründü. İstanbul böyle giderse gerçekten biter. Ve biz İstanbul'u alan değil, İstanbul'u bitiren millet olarak tarihe geçeriz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...