Kayıtlar

Çocukluğumun sinemaları

Resim
İstanbul yolculuğu öncesi uzunca bir mola verdiğim Eskişehir'de kışın geldiğini görünce talihime bir daha sövdüm. Şu son keyifli gezdiğim ve İstanbul'a akacağım günlerde gökyüzünde biraz olsun güneşi görsem çok mu şey istemiş olurdum? Şimdi Adalar'ın ve İstasyon Köprüsü'nün olanca kalabalığını ardımda bırakıp kendimi eve atmak için hiç bir şeyi görmüyor gözüm. İnsan böyle uzun uzadıya aralar verip de memleketine dönünce değişen şeylere bakıp da büyüdüğünü (yaşlandığını) anlıyor. Aralardan derelerden eve dönerken yolum eskiden Arı Sineması'nın çıkışının olduğu sokağa denk geldi ve moloz yığınını görünce içim cız etti. Kılıçoğlu Apartmanı'ndaki Kılıçoğlu Sineması kapanalı da sanırım uzun süre oldu ama orası en azından yıkılmadığı için böylesi bir nostalji yaşamamıştım. Ta ki Arı Sineması'nın salonlarının bulunduğu kısmın yıkıldığını görünceye dek. Arı Sineması Eskişehir'de bir neslin sinema denen o büyülü dünyayla tanışmasına vesile olmuştur Eskişehir Bank...

Tanıl Bora'dan EsEs Analizi#3

Resim
Yönetimin otobüslerini kestiği Beşiktaş taraftarlarının deplasmana kendi imkânlarıyla gelmesi, kıymetli. Treni de kullanmaları, hoş. Unutmayın: Trenle kitlesel deplasman seyahatinin öncüsü Eses taraftarıdır. Onlar şimdi koreografiye sardırmış. Tanıl Bora her salı futbol dünyamıza çok başka bir açıdan bakan ve severek takip ettiğim bir yazar. Salı gününün bir diğer vazgeçilmezi de Erkan Goloğlu'dur. Belki her ikisini de Ankara'dan oldukları için bir başka seviyorumdur kim bilir. Yazar kelimesini öyle eski topçu artıklarına kullanmaktan vazgeçsek ne güzel olurdu. Köşelerini ertesi gün gastelerinde okuyanların veya telefonla yazı yazdıranların gastelerinin onbinlerce satması ne kadar acıdır. Topçu artıklarını ve onların lafu güzaflarını bir kenara bırakırsak Tanıl Bora bu haftaki köşesinde de Eskişehirspor taraftarına methiyeyi düzmeden geçememiş. Bazılarına yeni düştükleri yolları göstermiş. Siz düne kadar yönetiminizin tahsis ettiği otobüslerle deplasmana giderken EsEs taraftarı...

Futbol Dilencisi Junior'ın Pazar Notları#7

Resim
*Dün akşamki Eskişehirspor-Beşiktaş maçını işyerinden bir arkadaşın düğünü nedeniyle izleyemeyince Futbol Dilenciliği'ne voodoogirl 'ün haftaiçi söylemesiyle haberim olan ve Cebeci İnönü'de oynanan Hacettepe-Kayseri Erciyes maçı ile devam ettim. İki pazardır Gençlerbirliği ve Hacettepe derken mevsimin güneşli ve futbola müsait zeminleri ve tribünlerinde boy gösteriyoruz. *Dünkü maçı izleyemediğime pek yanmıyorum. Gece 3'te KoreoEsEs'in şovunu izleyip gözler nemli uykuya gittikten sonra sabah da şarkının sözlerini mırıldanarak uyandım. Bir hafta boyunca mırıldanacağım böyle "Ta Uzak Yollardan" diye. *Evet bir hafta aynı şarkıyı söyleyeceğim ta ki pazar Kasımpaşa-Eskişehirspor maçı için İstanbul'da bulana kadar kendimi. Abime misafir olurum, tribünde babamı bulurum. Belki dönüşte taraftar otobüsüne kaynak olurum. *Deplase olmayan, tribünde koreografide karton kaldırmamış, efendime söyleyeyim hatırası olan bir taraftar forması olmayan taraftar eksik taraf...

Ta Uzak Yollardan

Resim
Uzağında kalınan, diziden filmden takip edilen cennet bir şehir Eskişehir Gelmeyen sevgiliye duyulan özlem Anneye özlem, babaya özlem, 2 aylık yeğene özlem, Kulaklarımda akşam düğünde çalınan tulumun sesi, Her tulum çaldığında Yusuf 'u hatırlarım. Sonra bu videoyu izleyince isyan etmişse delicesine göz pınarlarım gecenin bir yarısı, Hasretin nazlıdır be Eskişehir... Ta Uzak Yollardan Koştuk Geldik Senin Kollarına Yine Uzak Yollardan Düşeceğiz Senin Yollarına Not: Resim Ersin Düzen'in Twitter 'ından. Video ise Emre Angı kardeşimin blogundan.

T.U.Y.K.G.S.K

Resim
Bu akşam saat 8'de. Maçı bırakın koreografiyi izleyin.

Bekle bizi İstanbul

Resim
01 KASIM 2009 PAZAR 14:00KASIMPAŞA-ESKİŞEHİRSPOR R.TAYYİP ERDOĞAN Bekle zafer şarkılarıyla geçişimizi. Parklarınla, köprülerinle, meydanlarınla Bekle bizi İstanbul!

Tekzip

Resim
Son yazdığım Şehir Rehberi üzerine de düzeltme yapmam gerek. Sonuçta şehir kazan biz kepçe. Şurada 1kuruşlar kimin cebine gidiyor demiştim? Kimsenin cebine gitmiyormuş . En azından bazı istasyonlarda. Şehir Rehberi'nin 15. baskısında da metroda hiç müzisyen yok demiştim. Gittim ve gördüm ki Kurtuluş Metrosu'nun Dumlupınar Caddesi çıkışında -ki Cebeci İnönü Stadı'na giden yol üzeridir- bir amca oturmuş kaval çalıyordu. Yolun yarısından dönmüş bile olsam küçük bir teşekkürü bıraktım üzerime düşeni yaparak. Hem voodogirl söyledi bu pazar Cebeci'de maç varmış. Sokak müzisyeni pazar tatili yapar mı?