Blog Widget by LinkWithin

12 Aralık 2008 Cuma

Argaios'a doğru...




Argaios (Erciyes), tepesinden hiçbir zaman kar eksik olmayan, dağların en yükseğidir ve buna tırmananlar (ki çok azdır) berrak havada hem Pontus (Karadeniz) hem de İssikos (Akdeniz) denizini görebilir...” Antik çağın önemli coğrafyacılarından Strabon, Geographika'sında “dağların en yükseği olarak” olarak tanımladığı Erciyes'i böyle anlatıyor.


Bu satırları ilk kez bir Kayserispor maçını yazan Bağış Erten'den duymuştum. Demek ki neymiş, maç yazısı okumak insanın genel kültürünü de geliştirebilir, ufkunuzu açabilirmiş. Konuya dönersek daha önce buraya resmini koyduğum ve o zaman gidip de göremediğim, uzun zamandır özlemini çektiğim Erciyes'e ve Kayseri'ye kavuşma zamanıdır şimdi. 9 günlük tatilin son demlerinin koşuşturmacasından kaçıp geldim Esenboğa'dan ve şimdi benim de Kayseri'ye doğru yola koyulma vaktim gelmiştir. Kavurma yiyip aile hasreti giderme zamanıdır. Kayseri Notları'nı bekleyin :)

3 yorum:

La Loba 12 Aralık 2008 14:23  

memleketim bile diyemiyorum çünkü 2 yaşında gitmiştim bir kere. rezillik valla. utanıyorum kendimden insan bir gider görür di mi?

Roy Keane 15 Aralık 2008 14:35  

Merakla bekliyorum Kayseri gözlemlerini.

Memleketim canım cananım herşeyimdir.

Erciyes tuttuğum takıma kadar ismini vermiştir. Kayseri'yi Kayseri yapan güzellik hiç tartışmasız bu eşsiz dağdır. Onu bilen gözler Kırşehir Kayseri yolunda 120 km öteden görür onu.

ziggytheking 15 Aralık 2008 20:30  

@La Loba
Kundaktayken terketmiş olsan bile insanın kalpten bi bağı oluyor.

@dardanos,
pek istediğim derinlikte olmasa da izlenimler yazacağım bakalım.

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP