Ayraç#2


1980'den beri yaşadığı Berlin'de yeni ülkeler, yeni denizler, yeni sokaklar, yeni mahalleler bulmuş şair Gültekin Emre. Bulmasına bulmuş da 1956-1980 Ankara'sını unutturamamış bu ona. Şair, çocukluğunun, gençliğinin geçtiği Ankara mahallelerini, sokaklarını, evlerini aramış her gittiği yerde. Onda giderek iyice sararmış, solmuş bir fotoğraf haline gelmiş Ankara. Yitik Kent Ankara, bir şairin gözüyle farklı bir kent biyografisi.

Gültekin Özkan olan gerçek ismi, kitabının çıktığı sene doğan oğlunun isminin yayıncı olarak soyismi olarak vermesinden dolayı kullandığı isim Gültekin Emre olan bir şairin dilinden 56-80 arası Ankara'yı okudum bir çırpıda. Sonunun böylesi hüzünlü olduğunu bildiğim ve zevkini çıkardığım için ağırdan alıyordum okuma işini. Ama bölümler bölümleri kovaladı, sayfalar sayfaları ve sonunda elimden düşerse ne yaparım dediğim bu kitap da bitti.

Bir şairin gençlik dönemindeki Ankara'ya olan özlemini kendi dilinden ve okuduklarından derledikleri mısralarla bitireyim.


Öner Yağcı da uzaktan seviyor, seyrediyor, dinliyor... Ankara'yı, benim gibi. Onunla dileğimiz aynı, o ne diyorsa ben de onu diyorum: "Ankara'yı benim için de seyredin balkondan" dostlarım, arkadaşlarım. Artık yok ya, olursa yine eskisi "Gençlik Parkı'ndaki salkım söğütlerin ötüşünde / Bir semaver demletin, kahırlara inat." "Eski tadındaysa Hacıbaba'nın baklavası / İki lokmadan fazla yiyin, / Caneriklerini tuzlayın, / Ağzınızda tutun kirazları." Şunları da yapın lütfen: "Bana Ankara'yı anlatın, özledim caddelerini" . "Kızılay'da gezinin akşamüstü" ,"Bir kitap da bana alın Zafer Çarşısı'ndan." "Sümer Sokak hala mı ıssız? / Biracılar mı türemiş kahveanelerinde?", "Keçikıran otobüsüne benim için de binin / Selam salın Hüseyingazi dağına" "Karşıyaka'ya bir karanfil de benden götürün". "Tandoğan'dan Kurtuluş'a coşkuyla yürüyün".

Ve son olarak Turgut Uyar'dan;

Ankara'dan gelir geçer trenim,
Bir gün olur elbet ben de binerim.
Varır toprağına yüzüm sürerim.

Yorumlar

inflack dedi ki…
Tandoğan'dan Kurtuluş'a...

Ankaray yok tabii o zamanlar...
Ama güzele benziyor be Ziggy, şu eclipse ve breaking dawn bitsin, ben bir edward cullen aşkından kurtulayım, bunu da alır okurum kesinlikle. ben yokken ankaranın nasıl olduğunu anlatan şeyleri seviyorum. keşke resimli kitap olsaymıştı.
ziggytheking dedi ki…
Şöle ki inflack,

Resimden ziyade bu kitabı ve Ankara'ya dair başka kitapları okuduktan sonra oluşacak hayal dünyandaki şehir, şimdiki halini daha yavan kılacaktır.

Dediğin gibi Ankaray olmasa da semaverli, gazinolu bir Gençlik Parkı molası olabilir yolu biraz dolandırarak :/
Roy Keane dedi ki…
Yerin altında son sürat giden daracık metroda kalbim çarpar fenalaşırım. Aşırı yorgun değilsem daima yürürüm o güzelim yolu. Emek-Bahçelievler ve Tunalı Hilmi hakkındaki yorumlarını da merak ediyorum yazarın. Kitabı alacağım mutlaka. Hele sonu hüzünlüyse kaçmaz.
ziggytheking dedi ki…
@roy keane,

sonundaki hüznü elbet gözlerinde bir hareketlenmeye neden olacaktır. ankara üzerine tadından yinmez yorumlar yapmış şair/yazar :) karanfil dost'ta aşağı inen merdivenin ordaki şehir kitaplarının olduğu rafta :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...