Blog Widget by LinkWithin

13 Kasım 2008 Perşembe

Dışkapı Postası#6

Daha 100. yazıma çok var mı!

*Nerden esti bilmiyorum ama bu yazıya da İstanbul'daki Eskişehirspor macerasından bir fotoğrafla giriş yapayım. Öncesinde de foto hakkında birkaç bilgi vereyim. Sabah 10da Ankara'dan Başkent Ekspresi ile yola çıkmışız. Akşamki Diyarbarkırspor maçı öncesi "Acaba İstanbul'da pazarı görür müyüz?" endişesi ve umut var. Kadıköy'den Karaköy vapuruna biniyoruz. Vapurun açık kısmındaki o sert rüzgarı hiç sevmemişimdir ama sigara içen Gürkan'ın hatrına dışardayız. Balkon mu desem? İşte bu şartlar altında üstümüzde forma maça giderken Sunay Akın'ın deyimiyle Şiir Hatları Vapurlarından birisinde çekilmiş hatırası büyük ve kadim olan bir fotodur bu. Hasret ve hürmetle yad ediyoruz o günleri.



*Pazar ALES var ve benim de yıllar sonra içerisinde "sayısal" bölüm olan gireceğim ilk sınav. Hiç hazırlıklı değilim. Tutturmuşum bir türkü "ALES de Aralık'ta. Çalışmak lazım!" diye. Bugün Kıprıs'a giden sınav evraklarını görünce pazar olduğunu öğrendim. İsteseydim o evrakları iç etmez miydim? Ederdim. Ama böylesi büyük bir işe kalkışmak için organize olmak gerekir. Benim de öylesine gücüm yetmez. Yarın ÖSYM'yi ziyaret etmem lazım postacı beni ziyaret etmezse.

*Radikal Spor'da her Salı Tanıl Bora ile birlikte günümüzü şenlendiren tüpçü abimiz Erkan Goloğlu'nun yazısından bir parça aşağıda. Döktürmüş yine!

Taraftar da girebilirdi bu topa. Bir tribün “Can you do?” diye bağırır, karşı tribün “Yes we can” diye cevap verirdi. Eski bir şarkı vardı, “Do you love me” diye. Bir tribün şarkıya böyle başlar, bitirir bitirmez öbürü “Yes I do, yes I do” diye karşılardı. İngilizce pratik yaparlardı. Bir ‘tens’den öbür ‘tens’e sular seller gibi geçilirdi. Ardından gelsin aktifler, gitsin pasifler.

*Radikal Spor dedim de eskiden orda Eray Özer de vardı. Ankara'da oynanan bir Oftaş-FB maçının boş kalan 19 Mayıs Kale Arkası tribünleri için "Genç aşıkların sinemadan sonra yalnız kalabilmek için rahatlıkla gidebileceği yerlerden birisi" demişti. Az gülmemiştim o zaman. İşte bizim futbola böylesine bakan insanlara ihtiyacımız var. Yoksa Toroğlu ve Çakar ikilisinin reyting için yaptıkları pastırma ve bikini muhabbetleri kendi seviyesizliklerini gösterir.

*Radikal Spor deyince yine aklıma geldi. Fi tarihinde feysbuk kullanıcısı iken Futbol Dilenciliği müessesesinin kurucusu İbrahim Altınsay ile mesajlajşmıştık. Profil resmi dizüstü bilgisayardan çekilmişti ve kafasında muhabbet kuşu vardı! Acaba o değil miydi?



*Her tilkinin döneceği birkaç kürkçü dükkanı şubesi var ise benimki de Esenboğa'dır. Yukarıdaki resimde gördüğünüz Demokles'in Kılıcı'nda "Hava Ulaşımının Yeni Başkenti Ankara" yazıyor. Yersen! Tabi hepi topu üç iç hatlar gidiş kapısı olan bir İç Hatlar terminalinden sonra burasını da hor görmemek lazım ama Ankara ancak ve ancak Resmi başkent olabilir. Onun haricinde de diğer konulardaki başkentlikleri başka şehirlerimize kaptırmıştır.

*Tabi yukarda saydığım sadece Resmi başkentlik olayı benim Ankara'yı daha az sevmeme vesile mi? Hayır. Sebebi de aşağıdaki resim. Başka hangi şehirde 10 metre arayla biri tamamlanmamış iki tane yaya üstgeçidi görebilirsiniz ki! Büyük ihtimalle Göççek tipi belediyecilik anlayışının bir örneği olarak tezahür etmiştir bu iki şaheser. Modern çağın Aşıklar Çeşmesi gibi birşey. Belki de Göççek'in içine tükürdüğü sanatın farklı bir tür yorumlaması. Bilmeyenler için Göççek tipi belediyecilik anlayışı dersleri: Top dağıt, konser düzenle, mahkeme kararı çıkana kadar işini hallet, alkolsüz aile parkı kavramını zenginleştir!



*Ankara'yı semtlere ve gruplara bölüştürmeye başladım. Arada kalmayın!

Kızılay Emoların,
Ulus ihtiyarların,
Bahçeli Tikilerin.

Bize kaldı delikanlı ucuz şarap şişeleri(Şarkı sözü)

*Geçen akşam Trabzon-BJK maçının devre arasında izlediğim yerde Ferhat Göçer'in söylediği Yemen Türküsü çalmaya başladı. Yan masadaki abiyle mırıldanmaya ve tıpırdamaya başladık. Maç başladı yine aynı delişmen seyirci hal ve davranışları!

*Bugün alanda Jimmy Jib dedikleri o garip kameradan vardı. Değişik bir icat. Kale arkasında izlediğim maçlardan gördüğüm kadarıyla kullanması zor. Ben olsam "Amnskym!" der çeker giderdim.

*Kapanışı Gençlik Parkı'nın eski sakinlerinden ve bugün Ankara'nın en büyük eksiklerinden saydığım Küçük Tren yapsın. İnternette gördüğüm kadarıyla Afyon ve Sivas'ta hayatını devam ettiren bu küçük trenlerin aklı hep Ankara'da olacak. Biz de kahredeceğiz Küçük Trenli, küçük bozkır kenti Ankara'ya daha önce gelemediğimize!


2 yorum:

inflack 13 Kasım 2008 14:44  

Kızılay Emoların,
Ulus ihtiyarların,
Bahçeli Tikilerin.

ben bu genellemeyi bütün diğer yanlış olan genellemelerden çok daha yanlış buldum onu söylemem lazım.

ziggytheking 13 Kasım 2008 17:19  

her genellemenin yanlışlığı olacak tabi de keşke niye öyle olduğunu yazsaydın. öylesine bir genelleme bu hem :) yoksa zabıta ulus'ta tikileri kovalamıycak benim bu genellememle.

  © Blogger templates Psi by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP