Futbol Dilencisi Junior'ın Haftasonu Notları #3



Alternatif başlık olarak inflack'in Obama için yazdığı yazıya konduramadığı başlıktan esinleniyorum:

SANIRSAM TEK EKSİĞİN BARRACK ANKARA!

Sallama çay ve üstüme sinmiş sigara kokusu eşliğinde yazılan bu kaydın okunabiliritesi hakkında garanti vermiyorum

Gerçi o da artık Mr. Prezident. Yakında kendisinin de yolu buraya düşer ama bizim asıl konumuz saygıdeğer susuz getirip kömür tozuyla boyayıp getiren saydıdeğmez, beş para etmez şahsiyet Göççek ile alakalı!

Ankara'ya çektirdiği çilemiz yetmezmiş gibi bir de utanmadan oğluna oyuncak yaptığı futbol takımıyla biz Futbol Dilencilerine eziyet ediyor bu muhterem şahıs. Taharet etmeye su bulamadığı günleri hatırlar mı Ankaralı yarın sandığa gittiğinde? Ya da yeşil otobüslerden sonra gelen minibüs-otobüs arası icatları? Bir türlü götüremediği Keçiören/Çayyolu/Sincan metroları? Bir de bu metro sorunu için koskoca 70 yıla bahane bulmaları yok mudur? Göksel'den hepimiz için geliyor: Sabır sabır yaaa sabır! Belki de akıllanır; Göççek ve Jr. Göççek değil. Ankara seçmeni.

Yok bütün bunların Eskişehirspor'un Ankaraspor'a 2-0 yenilmesiyle alakası yok. Göççek'in o dediği el-kol hareketlerini görmedim ben tribünde. Daha düne kadar kokmayan bu insan artıklarının olmadık bir galibiyette sağa sola el-kol yapmaları ancak kendi çapsızlıklarını gösterir. Yoksa biz yine bir Ankara deplasmanında, Ankara'ya 40 kilometre mesafede hem de en keyifli ve ailevi halimizle tribündeydik. İşte o sahadaki mavi-beyaz devşirmelerle siyah-kırmızı asaleti ayıranlar da bu geleneğin kendisiydi. Bir yanda tarihi 65lere dayanan, dillerde destan Es-Es; diğer tarafta disko bozması marşlar, şakşakçı plastiklerle donatılmış 50 kuruşluk tribünler. Sahada sen bize 2 değil 10 atsan ne yazar! El-kol değil çıkartıp gözlüğünü sallasan ne yazar Göççekçim!



Futbolun kendi güzelliklerine dönersek eğer bir Kasım pazar öğle üzerinin daha güzel geçeceği bir yer düşünülemezdi herhalde. Sabah Esenboğa'daki ofiste gözlerimi yarım yamalak açtığımda "Hava bugün güzel olacak" diye sevindiysem eğer pikniğe, gezmeye, tozmaya gideceğimden değil. Tribünde siyah kırmızı formamla yer alacağım içindir, abim ve babamla maile Es-Es aşkına yollar tepeceğim içindir. İşte hep diyorum ya bizim içimizdeki siyah-kırmızı tutkusu böyledir. Eskişehir'den gelen babama Erciyes'in bağrından kopup gelen abim de eklenince bir an İstanbul'daki maceraları hatırlamadım desem yalan! Boğaza nazır demlenmiştik bir Pazar günü Dolmabahçe Parkında. Şimdi kış geldiyse formamızın yanında atkımız da yerini alacaktır. Ve biz bir otobüs dolusu AnkaraESES'li yol alacağız Yenikent'e doğru. Göççek ve ahalisine yeteri kadar giydirdik, bu Yenikent'te Süper Lig maçı oynatan zihniyetleri biz değilse de tarih yargılayacaktır. Maçtan kısaca bahsetmek gerekirse eğer geçen sene Sivas'ın elinde olan Fenerbahçe'yi takip eden takımların avantajı Ankaraspor nam-ı diğer Leoparlarda! Kökünüz soyunuz kurusun, stadınız yıkılsın inşallah. Bu belediye menşeli ucube takımların ne zaman amatör kümeye düşeceğini ben ve olursa torunlarım merakla bekliyor olacağız. Doğalgaza %82 zam, Yenikent Asaş Stadı'na bedava belediye otobüsleri, milyon dolarlık bütçeli futbol kulüpleri. Birisi Patagonya'yı mı andı! Halt yedin sevgili okuyucu!

Fenevbavçe-Gassaray derbisi ve futbol dilenciliğinin Kızılay'da geçen kısmını ve İddaa maceralarımızı yarına bırakalım. Zira msn bi yandan, bu kulaklarımdaki uğultu dinmiyor. Kapanışı yine o Ankara Garı'ndaki nankör kedi yapsın! :D

Yorumlar

ix dedi ki…
Bazı anlarda o kedi olmak istiyorum.
ziggytheking dedi ki…
yok la ibrahim tatlıses şarkısındaki kedi olmam ben. ankaraspor armasındaki leopar olsak. o da kedigillerden bi nevi! :D
Adsız dedi ki…
Webmaster cok tesekkurler...

Selamlar SevalHatice

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dayı-Yeğen ilişkisi.

Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz

Şampiyonluk Sinan'a Ediz'lere...